Migren Nasıl Geçer?

Migren, insanı deli eden ve resmen hayattan soğutan hastalıklardan birisidir. Örneğin çok mutlu bir gün yaşıyorum ve her şey tam olarak istediğim gibi ilerliyor. Tabii her şey tam istediğim gibi giderken mutlaka bir terslik olacak… İşte, o terslik genelde migren oluyor ve tüm o mutlu günümü mahvediyor. Doğal olarak migren ağrısı ile birlikte “bu sorundan nasıl kurtulurum?” Sorusunu sormaya başlıyor insan ve ne yazık ki tam olarak bir cevap veremiyor.

Migren Ağrısından Kurtulma Yolları?

Bu sorundan kurtulmak için öyle “şunu yap, bunu yap” demek olmuyor. Bu sorun, hayatınızın geneline bağlı oluşan bir problem. Bu nedenle yediğinizden, stressiz yaşamaya kadar her noktaya dikkat etmeniz lâzım. Zaten bu noktaları da genel olarak aşağıda paylaşacağım. Eğer arada benim kaçırdığım noktalar varsa onları da migren konusunda deneyimli olan arkadaşlar yorum olarak yazsın lütfen. Nitekim migreni tetikleyen ve hiç bilmediğimiz durumlar dahi olabiliyor. Bunları aramızda paylaşırsak daha dikkatli oluruz.

Migren Kalıcı Sorunlara Neden Olur mu?

Bu soruya direkt olarak hayır diyebilirim. Bugüne kadar şahsen ben görmedim ve araştırdığım kadarı ile bilmiyorum böyle bir durum. Bazen çok ciddi ve farklı hastalıklar ile birlikte yaşanan ağrılar olabilirse, belki kalıcı bir durum görülebilir. Fakat genel hatlarıyla baktığımız zaman sadece çok sinir bozucu bir ağrı yarattığını söyleyebiliriz.

Migrenden Kurtulmada Önemli Noktalar

İlk olarak stresten uzak duracaksınız arkadaşım. Stres, stres, stres… Bir insanın en büyük düşmanıdır ve migrenin en büyük dostudur. Stresin yanı sıra öyle her gün kafein yüklemesi, sigara yüklemesi yapmayacaksınız vücuda. Gidin efendi gibi yeşil çay için. Aynı durum alkol konusunda da geçerli. Ne beslenme de, ne de kafein ve alkol gibi konularda abartıya kaçmayın. Öyle ki kullandığınız parfümlerde bile aşırı kokuya odaklanmayan. Güzel ya da çirkin tüm kokular eğer aşırı olursa migreni tetikler. Doğal olarak iki koku için başlarsınız ağrılı saatlere.

Gastrit nedir?


Gastrit günümüzde çok sıklıkla görülen önemli mide rahatsızlıklarındandır. Önemsenmediği takdirde önemli sorunlara yol açabilir.Gastrit mide mukozasının iltihabıdır. Akut gastrit dış etkenlerin sonucunda ortaya çıkmaktadır (örn. Alkol yada ilaç kullanımı). Belirtileri üst karın bölgesinde mide ağrıları, iştahsızlık, bulantı, kusma ve gaz sancılarıdır.

Kronik gastrit ise sıklıkla belirgin belirtiler göstermeksizin seyreder.

Nedenlerine bağlı olarak üç şekilde ayırt edilir: A Tipi (Otoimmünite rahatsızlığı), B Tipi (Helicobacter pylori bakteri enfeksiyonu), C Tipi (dış etkenler).

Gastrit hastalıklarının neredeyse % 90’ı Helicobacter pylori bakteri enfeksiyonuna dayanmaktadır. Tedavi edilmemesi durumunda ülsere dönüşebilmektedir.

Güzel Görünmek için Ne Yapılması Gerek?

Güzel görünmek

Güzellik göreceli bir kavramdır ve kişilere göre değişkenlik gösterir. Fakat hemen hemen herkes için aynı değerlere sahip güzellik kavramları vardır. Bu cümleyi açacak olursak bakımlı olmak genel olarak güzel olmaya tekabül ettiği için herkes tarafından güzel diye anılır. Kendine bakan her insan güzeldir fakat onun dışında dışarıdan bakınca herhangi bir kusuru olmayan ağız, burun, saçlar, kaşlar, gözler ve fizik kusursuz görününce ve bunlara çeşitli güzellik bakımları da eklenince asıl güzellik kavramı meydana gelmiş olur.

GÜZEL GÖRÜNMEK İLE BAKIMLI OLMAK ARASINDA DOĞRU BİR ORANTI VARDIR.

Güzel ve bakımlı görünmek için;

Bakımlı ve temiz tırnaklar, pürüzsüz bir cilt, sağlıklı ve parlayan saçlar, ideal kiloda olmak gibi çeşitli kişisel özellikler ile güzellik derecesi insanlar tarafından belirlenmektedir. Bilhassa bayanların güzel görünmek uğruna çeşitli bakımlar ve çeşitli operasyonlar yaptırdıkları bilinmektedir. Bayanların kusursuz bir görünüme sahip olmak için burun estetiği, dudak ve kaş dolguları, yüz germe ameliyatları, çene estetiği ve hatta gamze estetiği gibi çeşitli operasyonlardan geçerek kendi isteklerine göre kendilerini değiştirmektedirler. Fakat tüm bu operasyonlara rağmen hala güzellik kavramını tam olarak taşımayan insanlar da ne yazık ki mevcut durumda ve bunun en belirgin sebebi ise hatalı yapılan estetik operasyonları olmaktadır.

Yine aynı zamanda erkeklerin de  estetik operasyonları tercih ettikleri bir gerçektir. Erkeklerin sıklıkla tercih ettiği saç ekimi işlemleri ile saçlarının eksik olan bölgelerinin tamamlanması ile daha güzel bir görünüme sahip olurlar. İkinci olarak hem bayanlar hem de erkekler tarafından en çok tercih edilen işlem olan eğri, düşük burun ucu, kemikli veya yamuk olan burunların daha düzgün ve orantılı olması için yapılan burun estetiği ameliyatları olmaktadır. Güzel ve bakımlı görünmek için yapılan tüm bu operasyonlar ve bakımlar kişileri psikolojikmen ve ruhsal olarak rahatlamalarını sağlamaktadır.

Sekonder Hipertansiyon ne demek?

Hipertansiyon Nedir      

Hipertansiyon, kan basıncının normalin üzerinde olmasıdır. Sağlıklı bir insanda kan basıncı küçük ve büyük kan basıncı olarak iki ifade ile tanımlanır. Küçük kan basıncı 80 mmHg, büyük kan basıncı 120 mmHg olduğunda normak tansiyondan bahsedilir. Ancak bazı durumlarda tansiyon düşebilir veya yükselebilir. Küçük tansiyonun 90 mmHg, büyük tansiyonun 140 mmHg ve üzerinde olmasına yüksek tansiyon veya hipertansiyon denir.

Hipertansiyon Nedenleri ve Belirtileri

Hipertansiyon baş ağrısı, burun kanaması, görme bulanıklığı, bulantı, kusma, göğüste aprı, çarpıntı, kulak çınlaması, düzensiz kalp atışı gibi belirtiler ile kendini göstermektedir. Obezite, yaş, genetik yatkınlık, çevresel faktörler, yanlış beslenme alışkanlıkları (aşırı tuzlu ve yağlı gıdalarla beslenme), sigara ve alkol kullanımı, stresli yaşam tarzı, sürekli ağrı kesici kullanımı, diyabet, kalp hastalıkları hipertansiyon görülme ihtimalini artırmaktadır.

Hipertansiyon Çeşitleri

Hipertansiyon belirli bir nedene bağlı olarak ortaya çıkabileceği gibi hiçbir neden yokken de görülebilir. Tüm hipertansiyon hastalarının %90’ı bilinmeyen sebeplerden ötürü meydana gelir. Bunlara primer hipertansiyon adı verilir. Hipertansiyon bir nedene veya başka bir hastalığa bağlı olarak ortaya çıkabilir. Tüm hipertansiyon hastalarının ’u bilinen bir sebepten ötürü ortaya çıkar. Bunlara ise sekonder hipertansiyon denir.

Sekonder Hipertansiyon

Yüksek tansiyon böbrek, kalp, diyabet, akromegali, hipotiroidizm, hipertiroidizm, Cushing sendromu, aldosteronizm, hiperparatiroidizm gibi hastalıklara, hormonal nedenlere, oral kontraseptifler, glukokortikoidler, moniralokortikoidler, ağrı kesiciler, eritropoietin, tiramin, monamin oksidaz inhibitörleri gibi ilaç kullanımına, gebeliğe, nörolojik rahatsızlıklara, sigara ve alkol kullanımına, yanlış beslenmeye ve aşırı kiloya bağlı olarak oluşabilir. Sekonder hipertansiyonun altında yatan neden ortadan kaldırılırsa tansiyon normale dönebilmektedir. Hipertansiyonun tedavisinde ideal kiloda olmak, doğru beslenmek (az yağlı, az tuzlu, bol meyve sebze tüketimi), spor yapmak, bol su içmek, sigara ve alkolden uzak durmak kişilerin alabilecekleri önlemlerdir.

Hayat tarzı değişikliği ile normale dönmeyen hastalarda ilaç tedavisine başlanabilir. En sık kullanılan ilaçlar diüretikler, damar genişletici ilaçlar, anjiotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri, ritim düzenleyicilerdir. Hangi ilacın kullanılacağına doktor karar vermelidir. Ayrıca hipertansiyon tedavisinin ömür boyu süreceği unutulmamalıdır. Kişiler istedikleri zaman ilaç kullanmayı bırakmamalıdır. Fark edilmeyen hipertansiyon krizleri vücuda büyük zararlar verebilir.

Koroner kalp hastalığı nedir?

Koroner kalp hastalığı, kalbi besleyen damarların daralması ya da tıkanması sonucunda oluşan hastalıkların genel tabiridir. Damar duvarlarındaki bazı hücrelerin birikmesi ile oluşan plaklar, damar sertliğine sebep olur. Plakların oluşması ile damarlarda daralma ve ya kalbi besleyen damarların tamamen tıkanması kalp krizi gibi riskli hastalıklara yol açabilir.

40 yaş üzeri bireylerde görüleceği gibi, ailesinde 55 yaş altı koroner kalp rahatsızlığı yaşayan bireylerde daha erken yaşlarda izlenebilmektedir. Kadınlara oranla erkeklerde risk 4 kat daha fazla artmaktadır. Bunun sebebi ise kadınlardaki östrojen hormonunun koruyucu olduğu, uzmanlar tarafından öne sürülmektedir. Bu nedenlerde kadınlarda, menopoz döneminde daha sık rastlanmaktadır.

Teşhis, erkeklerde 50-60 yaş aralığında olurken, kadınlarda ise 60-70 yaş aralığında konulmaktadır.

İstatistiklere göre, 2003-2004 senelerinde Türkiye’de görülen koroner rahatsızlıkların sayısı 2 milyon 800 bin kişi, 2015 senesinde ise 5 milyon 600 bin kişiye çıktığı öne sürülmüştür.

BELİRTİLERİ

Koroner hastalığı, gözle görülür hiç bir belirti vermeyebilir. Ancak ilerleyen evrelerde, göğüs ağrısı şiddetlenerek sol kola ve çeneye vurmaya başlayabilir. Sol kolda uyuşma hissi hissedilebileceği gibi egzersiz yaparken zorlanma yaşanır. Bunların dışında, nefes almada güçlük, sürekli ve geçmeyen yorgunluk, göğüste basınç ve yanma, koroner kalp hastalığının belirtisi olabilir.

TEŞHİS

Doktor kontrolünde yapılacak olan tahliller ile teşhis kolayca konabilir.
-EKG ile kalbin atım düzeni takip edilir ve geçişte geçirilmiş kalp krizleri hakkında bilgi edinilebilir.
-Eforlu EKG ile egzersiz halinde kalp elektrosu kaydedilir. Damarların kalbi ne kadar beslediği gözlenir.
-Talyum Miyokard Sintigrafisi ile damardan nükleer bir madde verilerek kalp kasının beslenme oranı incelenir. Kalbi beslemeyen damarlar tespit edilir.
-Ekokardiyografik inceleme ile kalp kasının kasılması ile kapakçıklar ultrason ile incelenir.
-Koroner Anjiografi ile teşhis konulması zor olan vakalarda kullanılan bir yöntemdir.

Akne, sivilce izleri nasıl geçer?

Bu izleri, çoğu zaman kısmen, çoğu zamanda tamamen temizleyen, sadece hekim reçetesi ile temin edilebilen ilaçlar vardır. Fakat bu ilaçlar özellikle karaciğer yapısını zedeleyebildiğinden, belirli testler sonrası uygun görülmesi halinde kişiye reçete edilecektir.

akne izlerinden kurtulma

 Akneler hiç oluşmasın

Bunun için alabileceğimiz önlem; çocuklarımızı, onların kendilerini kötü hissettikleri bu dönemde desteksiz bırakmayıp, cilt tiplerine uygun kişisel bakım ürünleri temin etmek, gerek duyuyorsak, hekim desteği ile hem psikolojik yıpranmışlığına hem de alın ve burun etrafında onu çok çirkin olduğuna inandıran aknelerine çözüm aramaya çalışmak olacaktır.

 YETİŞKİNLERDE YAŞANAN AKNELER VE SONRASINDA OLUŞAN İZLER

Her nekadar ergenlik dönemi esnasında oluştuğu düşünülse de zaman zaman çevremizdeki yetişkinlerde de yara boyutunda akneler ve sonrasında oluşan büyük ve kişinin kendine duyduğu saygı ve özgüvenini dahi etkileyebilecek boyutta izleri görebiliriz. Bu ilk bakışta her ne kadar Dermatolojik bir sorun gibi görünse de, yüksek olasılıkla dahili bir problem olduğunu gösterir. Bu durumda izler oluşmaya başlamadan hatta akneler henüz başlamışken, yapılması gereken kan, idrar ve muayene tetkikleri yapılmalı, sonrasında hem dahili hem harici hem de psikolojik çöküş ve yıpranmaların önüne geçilmelidir.

Akneli cilt nasıl yönetilir

Akne üreten cilde sahipsek, cilt tipi ve yağ ölçümü yapılmalı, tıbbi ya da bitkisel destekleyicilerle olması gereken doza getirilmelidir. O küçük yaramazlarla tek başına mücadele etmeyi denemek yerine, mutlaka bir Dermatoloji hekimi ile onları yönetebilmeyi öğrenmek gerekmektedir.

Kalp sağlığınız için küçük tavsiyeler

Kalp sağlığı ülkemizde birçok insanda görülmektedir. Kalp sağlığı ölümcül bir hastalık olabilir. Kalp hastalığına yakalanan insanlar tedavi sürecini aksatmadan devam ettikleri sürece bu kalp hastalığını yenmiş olacaklardır. Doktorun verdiği ilaçları kullanmamak tedavileri aksatmak kalp hastalığının daha çok ilerlemesine sebep olur.  Kalp hastalığına yakalanan insanlar yeme içmelerine dikkat etmesi gerekir. Birçok insan bu sebepten dolayı ölmektedir. Alkol, sigara ve benzeri türlerden uzak durmalılar.

Sabah koşularına çıkmak kalbin atışını dengeler. Ve düzenli bir kalp sağlar. Kalbimiz ne kadar kan pompalarsa bizlerde o kadar iyi yaşarız. Birçok insan kalp hastalığına yakalanıp aman geçer gibisinden düşünüp tedavilerini aksatmaktadır.

Kalp hastalığı her insanda (genç, yaşlı, bebek, çocuk) görülebilir. En çok da yaşlılarda gözükmektedir. Spor yaparak bu kalp sorununu biraz da olsa yenmiş olursunuz. Doktorunuzun verdiği ilaçları ve tedavileri düzenli bir şekilde yerine getirdiğinizde eskisinden daha iyi olacağına inanabilirsiniz. Ancak önemli olan tedavileri ve ilaçları düzenli olarak kullanmaktır. Aksi halde bu düzensizlik kalp hastalığını daha çok tetikler ve ölüme yol açar.

İnsanlar kalbim sıkışıyor demelerinin birçok nedeni var en önemli nedeni isle gereksiz şeyleri kendilerine sıkıntı yapıp strese girmeleridir. En önemli etkende budur. Kendinizi strese sokarak hayatınızı tehlikeye atmış oluyorsunuz. Bazı şeyleri sıkıntı etmek olacağına bırakmak sizin ve sağlığınız için daha iyi sonuçlar verecektir.

Kalp sağlığınızı korumak için meyve sebze bol tüketilmelidir. Doğal yağlar yenmelidir. Dışarıdan çağırdığınız yemekler kalp sağlığınızın kötüye gitmesine sebep olur. Bol su tüketilmelidir. Günde 2 litre su içilmelidir.Kalp hastalığı kadınlardan çok erkeklerde daha fazla görünmektedir. 40 yaşına gelmiş bir erkek kalp krizi geçirdiğinde kurtulma imkanı düşüktür.

Kadınlarda aşırı tüylenme

Kadınlarda aşırı tüylenme

Bazı bayanlarda, bacaklarda, yüz ve kollarda hatta bazen sırtta ve göğüs çevresinde olması gerekenden daha fazla tüy çıkabilir. Dahası bu sayılanların dışında aşırı tüylenme boyun, çene, bacaklar, kollar ve göbek deliğinin aşağısı gibi farklı farklı bölgelerde bile görülebilmektedir.

Bu her zaman bir sağlık problemi olduğu anlamına gelmez. Fakat estetik görünüşü ve güzelliği etkileyebilir. Bu durum, yani aşırı tüylenme bayanlar için daha fazla bakım gerektiren zahmetli bir olaya dönüşebilir.

Böylesi durumlarda, hanımlar istemedikleri aşırı tüylenme durumundan kurtulmak için özellikle bacak, bikini bölgesi ve koltuk altlarını tıraş ederler, sir ağda yapar veya epilasyon gibi farklı yöntemler kullanırlar.

Tüyler ve hormon ilişkisi

Tüyler çok kısa, ince lifli kılcal damarlardan oluşurlar ve tüylerin yağ bezleri yoktur. Tüylerin boyutları uzadıkça, androjen hormonu sebebiyle kalınlaştıkça, kurumaya başlarlar.

Aslında bu hormonun üretimi erkeklerde çok fazladır. Zaten bu sebeple erkeklerin vücudunda bayanlara göre daha fazla tüy bulunur. Fakat bazı kadınlarda androjen hormonu olması gerekenden ne yazık ki fazla olabilir ve buna bağlı olarak kadınlarda aşırı tüylenme görülür. Doğal olarak vücutlarının birçok yerinde daha fazla ve uzun, daha kalın ve daha koyu renkli tüyler çıkar.

Tüy kökleri farklı hormonlara tepki gösterebilir. Örneğin testesteron. Bu hormonlara en fazla tepki veren bölge ise kasık diğer bir adı ile bikini bölgesi. Bu nedenle hem kadın hem erkeklerde bu bölgelerde vücudun diğer bölgelerine göre fazla çok tüy çıkar.

Erkeklerin tüyleri göğüs, sırt ve karın bölgelerinde daha kalın ve daha sık çıkar. Bayanlarında elbette bu bölgelerde tüyleri bulunur. Fakat erkeklere göre bayanların bu bölgelerinde görülen tüyler kısa ve yumuşak olur. Fakat androjen hormonunun çok çalıştığı durumlarda, tüyler kalınlaşarak uzar, bu bölgelerde aşırı tüylenme olur, bu durum bayanların erkeksi görünmelerine sebebiyet verir.

Mor halkalarınız mı var?

Kadın veya erkek fark etmeksizin çevrenizde çoğu kişinin mor halkalar ile sorun yaşadığını duymuşsunuzdur. Hatta bu sorunu yaşayanlardan biri siz bile olabilirsiniz. Çeşitli sebeplerden dolayı ortaya çıkan mor halkaların tetikleyicileri ortadan kaldırılmaya başlandığı taktirde azalacağını bilmelisiniz.

Mor Halkaları Tetikleyen Sebepler

Tetikleyici faktörler arasında bir sürü neden sıralanabilir. Bunlardan bazıları ve en çok karşılaştıklarımız uykusuzluk, yanlış beslenme, stres, depresyon, güneşe maruz kalma olarak örnek verilebilir. Bu veya bunlar harici herhangi bir sebeple ortaya çıkan halkalar hoş görüntü yaratmadığı için oldukça rahatsız edici olabilir.

Evde hazırlayabileceğiniz doğal yöntemlerle bu halkalardan kurtulmanız mümkün olabilir. Buna karşın çok geç yatmadan uykunuzu almak, yediklerinize dikkat edip dengeli beslenmek, güneşe çıkıyorken korunmak, stres oluşturan sebepleri azaltarak da mor halkalardan kurtulabilirsiniz.

DOĞAL YÖNTEMLERLE MOR HALKALARDAN KURTULMAK

Aşağıda sıralanacak olan yöntemler mor halkaları en aza indirmenize yardımcı olacaktır. İlk uygulamanızda bir değişim yaşasanız da, kalıcı ve daha iyi sonuçlar elde etmek için uzun bu yöntemleri uzun vadeli olarak uygulamanız gerekiyor.

-Gün içerisinde bol bol su için.

-Uyku saatleriniz düzene sokun ve yeterli gelecek olan 8 saatlik uykunuzu alın.

-Yatmadan önce badem yağından biraz faydalanarak öz altlarınıza masaj yapın.

-Sallama olarak demlediğiniz bitki çaylarını kullanın. Bunun için demledikten sonra poşetleri aldım göz altlarınızda yaklaşık olarak 10-15 dakika bekletin.

-Göz çevresine süt ve Hindistan cevizini karıştırıp uygulayın.

-Nane yapraklarını ezerek göz altınızda yaklaşık olarak 20 dakika bekletin.

-Salata için kabuklarını soyduğunuz salatalıkları alın ve göz altınızda bekletin.

Bu sıralanan yöntemleri evinizde bulabileceğiniz ürünlerle yapmak mümkün. Yöntemler uzun vadede uygulandığı taktirde mor halkaları en aza indirecektir. Eğer kalıcı sonuç istiyorsanız bir gün değil, düzenli olarak uygulamayı ihmal etmeyin.

İştah Kesen Gıdalar Nelerdir?

iştah azaltan yiyecekler

İştahınızı Kesen Yiyecekler, fiziksel görünüşümüzü iyileştirmek için yaptığımız diyetler sadece dış görünüş açısından değil aynı zamanda aşırı kilolu olmanın sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinden de önemlidir.

Kendinizi sağlıklı bir diyet ve kilo vermek için açlığa mahkum etmek doğru değildir. Her geçen gün alınması gereken vitaminler, mineraller, proteinler, yağlar ve karbonhidratları doğru kaynaklardan almak uzun süre kilo vermenize yardımcı olur.

 DİYETİNİZE KARAR VERDİKTEN SONRA, İŞTAH AÇICI GIDALAR, ÖZELLİKLE DE İLK HAFTALARDA DİYETE SADIK KALMANIZA YARDIMCI OLABİLİR.

İştahınızı Azaltan Besinler

Elma : Çoğu beslenme uzmanı elma tüketmenin faydaları hakkında konuşur. Elmanın iştah bastırmasının etkisi, zengin elyaf ve “pektin” maddesinden kaynaklanmaktadır.

Yemeklik lif ve pektin içeren elmalar, öğünler arasında tüketildiğinde doyma duygusunu uzatır ve diğer öğün sindirimini engeller.

Elma, kandaki glikozu düzenlerken fiziksel aktiviteleriniz sırasında ihtiyacınız olan enerjiyi de sağlayabilir.

Salatalar : Yeşil yapraklı sebzelere, özellikle yerli ve yabancı diyet uzmanları tarafından hazırlanan diyet listelerinde kaç tane yer verildiğini fark ettiniz.

Yeşil yapraklı sebzeler elma gibi bol miktarda besin içerir ve uzun süre çok düşük kalorili alımlar sağlar.

-Çeşitli sebzelerden yapılan geniş bir salata ortalama 200-250 kalorilik (yağsız) ve iştahları bastıracağı için vitamin ve minerallere iyi bir alternatiftir.

Yulaf Ezmesi : Yulaf ezmesi, uzun süren bir tokluk sağlayan ve iştahı kesen, yavaş sindiren bir karbonhidrattır.

Glisemik indeks çok düşük ancak besin değeri düşük değildir. Bir kase yulaf ezmesini kazarken, bir sonraki yemek yorgunluğunuz olacak.

Yeşil Çay : Çok acıktıysanız, bir sonraki yemek yemeğinize kadar zamanınız varsa, bir fincan yeşil çayla iştahınızı bastırabilirsiniz. Yeşil çay, açlığa neden olan hormonların salınmasını bastırarak tokluk hissi verir.

Acı Biber : Acı biberin iştahı bastırmada doğrudan etkisi yoktur, ancak biberli yiyecekler yemek sırasında daha az su ve daha fazla su sağlayabilir. Böylece masadan daha az kalori alıp su dolu hissedeceksiniz.

İştah Kesecek Diğer Öneriler

Sık Öğünler: Ağır yemek yerine küçük yemeklerde sıklıkla yemek yerseniz, yemeklerin arasındaki iştah artmaz.

Uyku: Uykunuzu tam olarak almazsanız, gün içinde enerjiniz azaldıkça iştahınız artabilir. Uyku kalorilerinin yanı sıra, her gün tavsiye edileceği kadar uyun, çünkü elde edebileceğiniz başka bir enerji kaynağı da vardır.

Su: Vücudun dehidrasyonu sıklıkla açlıkla karıştırılır. İçme suyu ile iştahınızı sadece bastırırken kendinize yemek yemeniz gerektiğini hissedebilirsiniz.

Bir şeyler çerezlemeye başlamadan önce, büyük bir bardak su içip 20 dakika bekleyin. Açlık duygusu susuzluğa bağlıysa, iştahınız bu süre içinde düşecektir.