Bebeklerin Doktor Kontrolleri Nasıl Yaptırılır?

Hayatınıza Anlam Katan Bebekler, Doktor Kontrollerini Nasıl Yapmalılar?

Hamile olduğunu öğrenen anne adayı bebeğinin kontrollerine daha gebe iken başlamalıdır. Hayatının en keyifli doktor kontrollerini bu süreçte yaşar anne. İlerleyen teknoloji ile bebeğin sağlık durumu, gelişimi anne karnında iken saptanabilmekte. Anne hamilelik sürecinde aşılarla ve vitaminlerle bebeğini korumaya başlamıştır bile.

Peki doğum sonrası kontroller nasıl olmalıdır?

  • Doğumundan sonra, ilk 24 saat içinde bebeğin testleri yapılır. Anne karnında saptanamayan bir hastalık var mı kontrol edilir. Hepatit B aşısının ilk dozu bu zaman diliminde yapılır. Doğumun bir ve ikinci haftasındaki kontrolde kilo alımına, beslenmesine, idrar sıklığına bakılır.
  • Bebek bir aylık olduğunda bu sefer boyuna, sinir sistemine, kilosuna, baş çevresine, görme ve işitme duyusuna bakılır. Hepatit B aşısının 2. dozu bu kontrolde yapılır.
  • İki aylık olan bebeğin kontrolünde yine gelişimi değerlendirilir. Olumsuz durumlarda doktor müdahalesine başvurulur. Bu kontrolde bebeğe diğer aşıları yapılır. (Verem Aşısı-BCG, Çocuk Felci Aşısı-Polio, Karma Aşısı)
  • Bebeğin üçüncü ayında kemik gelişimi kontrol edilir. Anne sütüne ek olarak yoğurt ve meyve suları ilave edilir. HİB aşısı ve Hemofilus aşısı yapılır.
  • Bebek artık dört aylık olmuştur ve doktor kontrolünde gıdalarına peynir ve sebze çorbaları ilave edilir. Karma ve çocuk felci aşılarının ikincileri yapılır.
  • 5. ayında yumurta yemesi önerilir ve HİB aşısının ikincisi yapılır.
  • Bebek 6. ayını tamamladığında aşılarının üçüncüleri yapılır. Gıdalarda artış gösterilebilir.
  • Bebeğin kızamık aşısı 9. ayda yapılır. 11 aylıkken kan sayımı yapılır.
  • Bebeğinizi 1 yaşından sonra hastalıklardan koruduğunuz sürece doktor kontrollerini 3 ayda bir yaptırabilirsiniz.

Doğum Sonrası Bebek Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

Başlangıç için anne sütü önemli

Doğumdan sonraki ilk 72 saat anneden gelen sarı renkli süt bebeğe mutlaka içirilmelidir. Bu süt bebeğin ilk aşısı niteliğindedir. Bağışıklık sistemini önemli ölçüde güçlendirir. Bebek ilk ayını çoğunlukla uyuyarak geçirir. Yaklaşık 3 saatte bir beslenmek için uyanır.

Bunlara Dikkat!

İlk aylar bebeğin altı sık sık ıslanır ve hemen değiştirilmezse pişiğe yol açar. Bez değişimi bebek sağlığı için oldukça önemlidir. Bez değiştirirken ortamın ve annenin kullandığı malzemelerin hijyenik olmasına özen gösterilmelidir. Eğer bebek dışkı yapmış ise kıvrımlar iyice temizlenmelidir.

Göbek bağı doğumdan 10 gün kadar sonra düşmektedir. Bu süre içerisinde göbeğin mikrop kapmaması için önlemler alınmalıdır. Bölgenin hava almasını ve kuru kalmasını sağlayarak iyileşmeyi hızlandırabilirsiniz. Bölgeye alkol sürerek mikrop kapmasını önleyebilirsiniz. Göbek çevresinde sızıntı veya kızarıklık oluşursa doktorunuza başvurmalısınız.

Bebeğin tırnak bakımı yapılırken yuvarlak başlıklı makaslar kullanın. Bebeğin tırnak keserken sabit durması gerektiğinden birinin bebeği tutması işinizi daha da kolaylaştıracaktır. Buna imkanınız yoksa uyurken de yapabilirsiniz.

Bebeğin doktor kontrolleri aksatılmamalıdır. 2-4 haftalık bebeklerin doktor muayenesinde boy, kilo, beslenmesi, uyku düzeni, görme ve işitme kontrolleri yapılmalı ve bilgi alınmalıdır. Bu aşamada doktorun tavsiyesi ile D vitamini takviyesi yapabilirsiniz.

  • Bebek 2. günden itibaren her gün banyo yapabilir. Ancak göbek kordonunun ıslanmaması gerektiğini unutmayınız.
  • Bebeğin hareket etmesi kemik gelişimi için oldukça önemlidir. Bu nedenle kundaklamamak daha doğru olacaktır.
  • Soğuk havalarda pamuklu giyecek tercih ederek bebeğinizin hassas cildine zarar vermemiş olursunuz.
  • Bebeği terletmeyecek ve boğmayacak düzeyde olmasına dikkat ediniz.

Sürekli Ağlayan Bebekler İçin Ne Yapılır?

Bebekler kendilerini ifade edebilmek için ağlarlar. Kısaca bebeğin dilidir ağlamak. İhtiyaçlarını bu şekilde bildirirler. Acıktıklarında, altları kirlendiğinde, uykuları geldiğinde, sıkıldıklarında ya da ortamdan huzursuz olduklarında ağlama ile tepki verirler. Aynı zamanda bebeklerin anne karnında alışmış oldukları uyarılar doğduktan sonra farklılaştığı için, aşırı seslere alışkın olmadıklarından da ağlayabilirler. Yeni doğan bebeklerde ağlamaya çok rastlanmaz; ancak 6-7 haftalık bebeklerde günün yüzde yedisini ağlayarak geçirmeleri çok normaldir. Sürekli ağlayan ve uyumayan bebeklerin doktor kontrolü gerektirecek bir rahatsızlığı olabilir. Buna dikkat edilmelidir.

Bebeğin neden ağladığını öğrenmeden ne yapılacağı bilinemez. Peki ağlamanın nedenini nasıl anlarız?
Bebeklerin ağlama şekillerine göre ihtiyaçlarını belirleyen bir bilim gelişmiştir. Bu örnek alınarak bebeklerin ağlama şekillerinden ne istediklerini anlamak kolaylaşmıştır. Bunun dışında bir anne de bebeğinin ağlamasından ne istediği hakkında net bir fikir sahibi olmaktadır. Karnı aç olan bir bebek ritmik ağlar. Yani ağlama-nefes-susma şeklinde ve git gide hızlanan bir ritimle ağlar. Sıkılan bebek guruldama ya da ıkınma gibi sesler çıkarır. Gaz ağrısı olan bebekler ani ve yüksek bir sesle ağlamaya başlar. yine ağrı geçtikten sonra aniden susarlar. Hastalanan bebeği susturmak mümkün değildir. Susturulamayan ağlamada bebeğin hastalanmış olma olasılığı yüksektir.

PEKİ SÜREKLİ AĞLAYAN BEBEĞE NE YAPILMALI?

Bebeğin neden ağladığı bilinmelidir. İlk üç ayda ağlayan bebek kucağa alınmalı ve ilgi gösterilmelidir. Zaten kucağa alındıktan sonra tepkisine bakılarak ne yapılacağı anlaşılmaktadır. Bu aylarda bebeklerde gaz sancısına bağlı sürekli ağlamalar görülür. Gaz sancısını önlemek için, emziren anne yediği içitiği gıdalara dikkat etmelidir. Bebek mamadan ya da üşütme sonucu gaz sancısı çekiyorsa bunu ortadan kaldırmak gerekmektedir. Rezene çayı bebekte gaz sancısını giderir.

İlk üç ayın içinde olan bebeklerin ağlamalarına hemen karşılık verebilirsiniz. Ancak 4 ve 6 ay arasında bu ilgiyi biraz azaltarak bebeğin kendi kendine sakinleşmesini öğrenmesini beklemelisiniz. Böylece ağlamalar azalmaya başlayacaktır.

Bebeklerde Pişiğe Ne İyi Gelir?

Bebeklerde pişik neden ve nasıl oluşur? Bebeklerde pişik özellikle bez bölgesinde oluşur. Pişiğin en büyük nedeni ıslak kalmadır. Bezin ıslanması ile hava sıcaklığı birleşerek cildin tahriş olmasına neden olur. Her üç bebekten birinde muhakkak görülen pişik, keyifsizliğe ve uykusuzluğa neden olur. Hele de uzun süre iyileşmeyen pişikler hem bebeği hem aileyi oldukça zor durumda bırakır. Bebeğin büyümesi ile beraber cilt sertleştiğinden dolayı pişikler azalır. Pişiğin ıslak kalmaktan başka sebepleri de vardır. Antibiyotik tedavisi, hijyen eksikliği, cildi tahriş eden sabunların kullanılması, hastalıklar, anne sütünden mamaya geçiş, katı yiyeceklerin tüketilmesi, diş çıkarma gibi etkenlerde pişiğe neden olabilmektedirler.

PİŞİK NASIL ÖNLENİR?

Pişiği önlemenin en etkili yolu bebeğin altının su ile yıkanmasıdır. Temizliği su ile yapıldıktan sonra iyice kurulanmalıdır. Bunun yanında bebeğe uygun boyda ve iyi kalitede bezler tercih edilmelidir. Pişik önleyici kremler, badem yağı veya zeytinyağı da kullanılmalıdır. Bebeğin altı günde en az 6-7 kere değiştirilmelidir. Değişim 2 yada 3 saatte bir yapılmalıdır. Eğer bebek dışkı yapmışsa uzun saatler bekletmeden anında değiştirilmelidir.

PİŞİK TEDAVİSİ

Pişiğin geçmesinden çok oluşumunu engellemek daha önemlidir. Ancak önlemede geç kalınmış olabilir. Bu durumlarda pişiğin oluştuğu bölge sık aralıklarla ve ılık su ile yıkanmalıdır. Yıkandıktan sonra iyice kurutulmalı ve olabildiğince havalandırılmalıdır. Pişik kremi kullanılarak kurumuş cilt rahatlatılmalıdır. Krem ince bir tabaka halinde ve özellikle kıvrımlara denk gelecek şekilde sürülmelidir.

Görüldüğü gibi pişiğe iyi gelen en iyi madde pişik kremleridir. Bunun yanında zeytinyağı ya da badem yağı da kullanılabilir. Talk pudrası kullanılması önerilmemektedir. Bebeğin cildine zarar vermektedir.

Bütün bu uygulamalardan sonra pişik önlenememiş ya da iyileşmemiş ise hemen doktorunuza başvurunuz. Bölge enfeksiyon kapmış ve antibiyotikli bir krem kullanılması gerekiyor olabilir.

Bebeklerde Kemik Gelişimini Desteklemek İçin Neler Yapılabilir

Bebekler ve çocuklar, kemiklerinin gelişme çağında D vitamini eksikliğinden kaynaklanan sorunlar yaşarlar. Bu rahatsızlığa genel anlamda raşitizm denilir. Kemik gelişimini desteklemek için alternatifler her zaman vardır. Öncelikle D vitamini takviyesi sıkça yapılmalıdır. Anne sütü alan bebeklere mutlaka D vitamini takviyesi yapılmalıdır. Çünkü yalnızca anne sütü alan bebekler D vitaminini yeterince alamamaktadırlar. Güneşten yararlanarak da D vitamini vücutla buluşturulabilir. Bu anlamda bebeklerin her gün 2 saat kadar güneş görmeleri çok önemlidir. Raşitizm olan bebeklerde yürümede, diş çıkarmada oturmada gecikmeler olur. Bunlar belirti kabul edilir ve kemik gelişiminin desteklenmesi gerekir. Kemik gelişiminin başlanması daha anne karnında iken başlanmalıdır. Anne gebelik döneminde yeterince D vitamini alıyorsa bebeğin de D vitamini stokları iyi ve gelişimi anne karnında başlamış olacaktır.

KEMİK GELİŞİMİNİ DESTEKLEYEN FAKTÖRLER

Spor:

Beden ve kemik gelişimi açısından oldukça faydalı bir etkendir. Bebekler ya da çocuklar için basketbol ya da yüzme gibi sporları düşünebiliriz. Bu tarz sporlar kemiklerin uzamalarına fayda sağlayacaktır.

Düzenli Beslenme: 

Kemik gelişimi için düzenli olarak sebze ve meyve tüketilmelidir. Yurdumuz, sağlıklı sebze ve meyve üretimi için oldukça elverişlidir. Vücudun günlük olarak alması gereken protein miktarı alınmadığı takdirde kemiklerde sağlıklı gelişme olmayacaktır.

Vitaminler:

Kemik gelişiminde alınması gereken en önemli vitamin D vitaminidir. Bunu takip eden vitaminler C ve A vitaminleridir. Bu vitaminleri çocuklara meyve sebzelerden aldırabilirsiniz. Ayrıca bebeklere 15 günlükten sonra bu vitaminler ağızdan da verilebilir.

Kemik gelişimi doğumla başlar ergenliğin bitmesi ile sona erer. Bu yaş sınırları içinde kemikler hem enine hem boyuna büyümeye devam ederler. Siz ebeveynler bu dönemlerde hassas davranarak sağlıklı bir şekilde çocukların kemik gelişimlerine destek verebilirsiniz.

Bebeklerde ve Çocuklarda Katarakt

KATARAKT NEDİR? 

Katarakt göz merceğinin saydamlığını yitirmesi olarak adlandırılabilir. Halk arasında göze perde inmesi olarak da bilinir. Her ne kadar yaşlılarda görülen bir hastalık olsa da çocuklarda hatta bebeklerde bile görülebilmektedir. Çocuklarda doğuştan görülen kataraktın bir çok sebebi vardır. Doğuştan katarakt, annenin gebelik sırasında kullandığı ilaçlardan, geçirdiği enfeksiyona bağlı rahatsızlıklardan, akraba evliliklerine bağlı sebeplerden meydana gelebileceği gibi; genetik olarak da meydana gelebilir. Çocuklarda ise göze darbe alınarak katarakt oluşabilir. Doğumsal katarakt 2000 bin doğumda bir görülen bir hastalıktır.

Bebekte Kataraktın Belirtileri 

Kesin olmamakla birlikte bebekte göz kayması mevcutsa bunun katarak olma ihtimali vardır. Normalde cisimleri ve ışığı gözüyle takip eden sağlıklı bir bebek, gözünde katarakt oluşması sonucu takip edememe sorunu yaşar. Bunların dışında Siyah olan gözbebeği katarakt olduğunda beyaz görünmektedir. Aileler bu belirtileri farkettiklerinde doktora başvurmalıdırlar.

BEBEKLERDE VE ÇOCUKLARDA KATARAKT TEDAVİSİ 

Bebek ve çocuklarda uygulanan katarakt tedavisinin, yetişkilerde uygulanan tedaviden teknik olarak hiç bir farkı yoktur. Katarakt hastalığı ilaçla tedavi edilemez. Doğrudan cerrahi müdahale gerektirir. Katarakt ameliyatları modern teknikler uygulanarak, narkozsuz ve iğnesiz yapılmaktadır. Böylece hastalar ameliyattan hemen sonra günlük yaşantılarına dönebilmektedirler.

Çocuklarda katarakt ameliyatları yapılırken küçük bir fark ortaya çıkmaktadır. Yetişkinlerde katarakt ameliyatı yapılırken, mercek yenisiyle değiştirilirken; bebeklerde yeni mercek göze ikinci bir ameliyatla yerleştirilir. Genellikle 2 yaşından sonra yeni mercek yerleştirilir.Doktorun tecrübesine bağlı olarak bu durum değişkenlik göstererek ikinci ameliyat 1 yaşında da yapılabilmektedir.

Bebeklerde Bağırsak Tıkanıklığı ve Kurtlanma

İnvaginasyona bağlı bağırsak tıkanıklığı

Bebeklerde bağırsak tıkanıklığı invaginasyon sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. İnvaginasyon dediğimiz olay ince barsakların kalın barsak içine girerek barsak tıkanıklığı oluşturmasıdır. Gribal enfeksiyon ya da ishal sonucu gelişen bir hastalıktır ve genellikle 5 ay ile 1 yaş grubu bebeklerde görülür. Barsak tıkanıklığı oluşan bebeklerde, kakalarında kan görülmekte, aralıklarla ağrıları oluşmakta, kusmalar meydana gelmekte ve karınlarında şişlik oluşmaktadır. Karında oluşan bu şişlik hastalığın ileri devrelerinde görülmektedir. İnvaginasyona bağlı barsak tıkanmaları, yeni doğanda çok nadir görülür. Her 1000 çocuktan birinde görülür. Erkek bebeklerde 3 kat daha sık ve özellikle sonbahar-ilkbahar aylarında görülür.

Tedavi ve Takip Süreci

Tedavi sürecinde erken tanı her hastalıkta hayat kurtarır. Tanı gecikmesini önlemek için acil cerrahi başvuru yapılmalıdır. Hastalığın ilk aşaması söz konusu ise belirli bir basınç ile çocuğa makattan uygulanan lavmanla tıkanıklık açılabilir. Boğulmuş barsak el ile düzeltilebilir. Geç kalınmış bir durumda barsağın ölmüş kısmı çıkarılmalıdır. Bu süreçte bebek ya da çocuk serum desteği almalıdır. Böylece barsakların çalışması kolaylaşacaktır.

Kurtlanma

Protozoon, artropod ve helmint gibi organizmaların neden olduğu enfeksiyonlara parazit enfeksiyonları denir. Bu organizmalar halk arasında solucan, böcek diye de bilinir. Parazit enfeksiyonları belirti göstermeden veya hafif belirtilerle ilerleyebilmektedir. Sonrasında çok ciddi hastalıklara sebebiyet verebilmektedirler. Kurtlanma olayları çeşitlilik gösterirler. Bunların isimleri şöyle:

  • Kıl kurdu
  • Kamçı kurdu
  • Çengelli kurtlar
  • Yuvarlak solucanlar

Yukarıda bahsettiğimiz isimler kurtlanma çeşitlerinin bazıları. Bunlara ekleme yapılabilir. Kurtlanma ciddi hastalıklara yol açabilir. Bunu önlemek için sağlık koşullarına dikkat edilmelidir. Bu tehlikeli parazitlerden korunmanın temel yolu, yenilen ve içilen maddelerin temiz ve sağlıklı olmasından geçer. Ayrıca çiğ tüketilen yiyeceklere daha fazla dikkat edilmelidir. Parazitler bulaşıcı mikroplar olduğu için aile bireylerinin özenli davranması çok önemlidir.

Emzirmenin Bebeğe ve Anneye Faydaları

Bebek emzirmek, bebeği beslemeyi amaçlar. Bebeğin, hayatında ilk 6 ay boyunca anne sütüyle emzirilmesi bebeğin gelişimi açısından çok önemlidir. İlk iki yıl boyunca bebeğin beslenmesinin büyük bir kısmını anne sütü oluşturmalıdır.

Bebek emzirmenin anneye ve bebeğe olan faydaları şunlardır;

Emzirmenin bebeğe yararları;

Emzirmek, bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı dirençli olmasını sağlar. Yeni doğan ham çocuk, bağışıklık sistemi açısından zayıftır bu zayıflığı güçlendirecek olan ise anne sütüdür. İlk zamanlarda kolostrumla çok fazla miktarda geçen antikorlar bebeği sistemik hastalıklardan koruyacaktır. Bebeğin bağırsak ve mide sisteminin emzirmeyle korunması çok etkilidir. Bu şekilde yeni doğan yaşamını tehdit eden tüberküloz, pnömik, kızamık, ishal gibi hastalıklardan korunur. Ani yeni doğan ölümleri önlenmiş olur.

  • Bebeklik ve çocukluk çağındaki alerjilere karşı anne sütünün koruyucu etkisi büyüktür.
  • Bebeğin ağız içerisi, damak, diş ve diş eti gelişimine faydaları çok fazladır.
  • Yeni doğan bebekler düzenli olarak anne sütüyle beslenirlerse ileriki yaşlarda şişmanlık yaşamaları pek görülmez.
  • İlk altı ay anne sütü ile beslenen bebeklerde zeka gelişimi, diğer bebeklere göre daha ileridedir.

Emzirmenin anneye faydaları;

  • Meme kanserinden korur.
  • Uterus kasılmalarına yardım eder, involüsyon hızlanır. Uterus küçülüp eski haline döner.
  • Bebeğin annesini tanımasını sağlar.
  • Endometriyum ve over kanserine karşı koruyucu etkilidir.
  • Oldukça ekonomiktir.

Bebek Aşıları İle İlgili Bilmeniz Gerekenler

Aşının amacı bebeği hastalıktan korumaktır. Bu nedenle aşılama sağlam veya risk altında olanlara yapılır. Hastalıktan sonra yapılan aşının iyileştirme etkisi olmamaktadır. Çünkü aşının görevi hastalığı önlemektir.

AŞININ ÖNEMİ

Bebekler bizlerin en değerli varlıklarıdır. Onları sakat bırakacak ya da ölümcül olan hastalıklardan korumakla ve sağlıklı bir hayat sunmakla yükümlüyüz. Bunun için en güvenli yol elbette aşıdır. Bebeklerin korunması doğumla başlamaz. Daha anne karnında iken yapılması gereken aşıları vardır. Aşı takvimine bakarak bu süreç iyi takip edilmelidir.

Bebeklik döneminde en çok, verem, tetanos, çocuk felci, kızamık, kızamıkçık, hepatit A, hepatit B, difteri, boğmaca, menenjit, kabakulak, su çiçeği gibi hastalıklar görülür. Bunlar ölümcül ve sakat bırakma riski olan hastalıklardır. Bebeği bu riskten kurtarmak için yaşamının ilk aylarından itibaren aşı yapılması gerekir.

AŞILARIN UYGULANMA ZAMANLARI

Bebeğe doğar doğmaz yapılan ilk aşı hepatit B aşısıdır. Hepatit B aşısının farklı formları vardır. İlk dozu doğar doğmaz yapılıyor ve ikinci dozu birinci ayının içinde tekrarlanıyor. Üçüncü dozu ise bundan beş ay sonra yapılıyor. Yani bebek 6 aylık iken hepatit B aşıları tamamlanmış oluyor.

  • BCG (Verem Aşısı) bebeğin 2. ayını doldurmasıyla yapılan aşıdır.
  • Kızamık aşısı 9. ayda yapılır ve 12. aydan sonra tekrarlanmalıdır.
  • Kabakulak, kızamık ve kızamıkçık aşıları 15. ayda ve 6 yaşta yapılmalıdır.
  • Suçiçeği aşısı 12. aydan sonra yapılmalıdır.
  • Hepatit A aşısı ikinci yaştan sonra altı ayda bir yapılmalıdır.