Göz nezlesi nedir?

Göz nezlesi çok geniş bir kavramdır. Göz nezlesi hastalığına yakalanıldığında göz kapaklarında şişme, gözde kızarma, göz altında torbalanma ve kararma/kızarma meydana gelebilir. Bunların nedenleri birbirinden çok farklıdır. Bunlar viral veya bakteriyal olarak ayrılabilirler. Veya bakteriyal yani alerjik olarak da sınıflandırılabilir.

Göz gribinde gerçek teşhisi ancak bir hekim koyabilir. Herhangi bir şekilde kendi kendinize kesinlikle bir teşhis koyup kendi yöntemlerinizle iyileşme yoluna gitmeye kesinlikle çalışmayınız. Çünkü bir hekimden destek almalısınız.

Gerekli olan tedavi için uygun ve size özel yazılmış olan ilaçları kullanmalısınız.

Tedavide, alerjik olanda bakteriyel yada bakteriyel olanda alerjik yada viral olan bir tedavi tam ters tepebilir ve ters sonuçlar verebilir bu yüzden göz nezlesindemuhakkak bir hekimden destek almanızı öneririz.

Dikkat edilmesi gerekenler;

Bazı göz nezleleri bulaşıcıdır ve bazıları bulaşıcı değildir. Ve bu da neden sonuç ilişkilidir. Çünkü uygun olmayan bir teşhis ona göre bir tedavi yapılırsa göz zarar görebilir. Hastaların kendi kendine gidip eczaneden ilaç alıp kullanmaları zararlı sonuçlar doğurabilmektedir.

Göz Nezlesi nasıl tedavi edilir, nasıl geçer?

Göz nezlesi adı altında geçen bir çok hastalığın kendilerine göre bir çok tedavileri var. Alerjik göz nezlesi hastalıklarında damla, hatta gerekirse hap ve benzer yöntemler ile tedavi edilmesi gerekir. Bunlar genelde tekrarlayıcıdır. Çevrenizdeki bu alerjiyi tetikleyen reaksiyonlar devam ettiği sürece yine göz nezlesi tekrarlama ihtimali yüksektir.

Bakteriyel göz nezlesi hastalıkları ise ilaçla tedavi edilmelidir. İlaç ile tedavi edilmiş göz nezlesi hastalıkları genelde tekrar oluşmazlar. Fakat, çevremizde bize bu hastalığı bulaştıran yer halen mevcut ise, yeniden bulaşacaktır ve yeniden göz nezlesi hastalığına yakalanmamız söz konusu olacaktır. Bir de; bu tip enfeksiyonlarda vücut direnci düşük demektir.

Bu durumda, yine başka durumlardan bir iltihap kapıp gözde yeni bir konjonktivit oluşma ihtimali de vardır. Bunun dışında viral konjonktivitlerde ise çeşitli nedenlerle yine bulaşıcı olup, direnç düşüklüğü gereğinden fazla görülmektedir. Bunun teşhis ve tedavi süreçleri kesinlikle bir doktor, hekim tarafından yürütülmelidir.

Sağlıklı günler dileriz.

Göz Nezlesi tedavi edilmeli midir, edilmezse ne olur?

Günümüzün ve mevsim değişikliklerinin en yaygın hastalıklarından yalnızca bir tanesi olan göz nezlesi, masum olduğu kadar can yakabilir dikkatli olalım. Göz nezlesi hepimizin de bildiği gibi doktora gidilmeden de bazı durumlarda birkaç güne iyileşebilen bir hastalıktır fakat biz her zaman için hastalık küçükte olsa büyükte olsa bir hekimden destek almanız taraftarıyız.

Bazı göz nezlesi çeşitleri kendiliğinden kısa sürelerde geçmekte, ama bazıları ise hekim müdahalesi ve ilaç tedavisi olmadan geçmemektedirler. Bu teşhisi de kim koymalıdır? Kesinlikle bir hekim koymalıdır. Bu yüzden hekime gidilmesini öneriyoruz. Eğer bir hekimden destek almadan evde kendi uğraşlarınızla göz nezlesine müdahale edip onu geçirmeye çalışırsanız kalıcı bazı hasarlara neden olabilirsiniz. Ya da, tedavisi çok uzun süren yeni göz hastalıklarına davetiye çıkartabilirsiniz.

Gözde yanma, gözde batma, gözde kızarma gibi etkiler görünüyor ise yine detaylı bir bilgi sahibi olmak için şifalı bitkiler sayfamızı inceleyebilir ya da bir hekime başvurabilirsiniz.

Çocuklarda göz nezlesi daha riskli olabilmektedir. Çocuklar doktora gitmekten hem korkarlar hemde küçük yaşlarda daha etkili olan göz nezlesi, çocukların vücut dirençlerini büyük ölçüde düşürebilir.

Unutmayınız ki; zamanında tedavi edilmeyen her hastalık kalıcı sorunlar bırakabilir.

Göz Nezlesi türleri nelerdir? Hangi tür nasıl tedavi edilir?

En çok rastladığımız ve karşımıza çıkan göz nezlesi türlerini sıralayacağız. Bunlarda en başta geleni tartışmasız alerjik göz nezlesidir. Alerjik göz nezlesi genelde mevsim değişiklikleri, ilkbahar ve sonbahar aylarında sıklıkla görülür ve hava değişimlerinin çok büyük etkisi vardır.

Polenler, tozlar, mikroplar, havadaki çeşitli zararlı gazlar ve sayamayacağımız kadar çok binlerce sebebi vardır göz nezlesinin türlerinin oluşabilmesi için.

Kızarıklık, yanma, batma, kaşınma, sulanma hatta göz kapaklarında ve konjonktiva’da şişme durumları meydana gelirse eğer derhal bir tedavi uygulanmak üzere hekime başvurulmalı. Bunun tedavisigenellikle damla ile yapılır.

Bunun dışında bakteriyel enfeksiyonlar olabilir, bunlar genellikle çevreden bulaşan enfeksiyonlardır. Antibiyotik kullanılmaları ile kontrol altına alınmalıdırlar. Tabi bakteriyel göz nezlesi bulaşıcıdır. Evde ve arkadaşlarımızdan bize bulaşabilir, ya da bizden onlara bulaşabilir. Bunun yanında viral enfeksiyonlar daha nadir görülmekte ve tedavisi diğerlerinden çok farklıdır.

Bütün doğru gerekli teşhisler için göz hekimine başvurmanızı öneriyoruz.

Sürekli Bilgisayar Karşısında Olanlar İçin Tavsiyeler

Sevgili HastalıkTedavi okuyucuları, bu yazımız, sürekli bilgisayar başında çalışanları ilgilendiriyor. Eğer siz de bilgisayar karşısında gereğinden fazla zaman geçiriyorsanız gözlerinizin sağlığı açısından tam da doğru yerdesiniz. Lütfen dikkatle okuyunuz. Gözlerimiz, naçizane vücutlarımızın tartışmasız en hassas organlarından bir tanesidir. Bütün organlarımız gerekli fakat gözlerimiz olmazsa kaliteli ve tatlı bir yaşam düşünülemez. Hiç göremeyen insanların neler çektiğini ve onların neler yaşadığını, gözlerinizi 10 saniyeliğine kapatıp yürümeye çalışarak anlayabilirsiniz. Bundan dolayı da aman dikkat edin gözlerinizin başına bir şey gelmesin. Öncelikle gözlerinde sorun olan herkese geçmiş olsun diliyoruz.

Bilgisayar başında çok mu zaman geçiriyorsunuz?

Gözleriniz ne oluyor, onlar ne zararlar çekiyor diye sormazlar mı adama? Gözlerinizin belirli aralıklarla dinlendirilmesi gerektiğini biliyor muydunuz? Yada gerekli damlalar ve çaylar ile pansuman yapılması gerektiğini? Anlatıyoruz sayın okuyucularımız.

İşiniz ya da hobileriniz gereği bilgisayar başında normalden fazla zaman harcıyorsanız gözleriniz haliyle gereğinden fazla yorulmakta ve su kaybetmektedir. Gözlerimizi normal bir günde ortalama 14.000 (on dört bin) kez kırparız, bu da yılda yaklaşık 4,5 milyon kırmaya denk gelir. Bilgisayar başında çalışıldığında ise gözlerimiz uzaklık yakınlık kavramını seçemediğinden dolayı küçülüp büyüyemez. Dolayısıyla küçülüp büyüme esnasında kullanılmayan kaslar zamanla işlevselliğini yitirir. Ve Bilgisayarda oyun oynarken olsun, tasarım yaparken olsun yada herhangi bir işle uğraşılıyorken, çok fazla kenetlendiğimizi ve pür dikkat ekrana baktığımızı farkederiz. Bu da nedir? Göz kırpma sayımızın normalin altına düşmesi demektir. Gözlerimiz eğer gereğinden az kırpılır ise, içerisindeki sıvı kendisini yenileyemez ve göz kuruluğu başlar.

Bilgisayar Kullanırken Gözleriniz mi acıyor?

Bilgisayar kullanırken gerekli dik açıyı oluşturun ve ekrana alttan değil, üstten bakmaya çalışın. Yani gözlerin bir nebze olsun kısık olmasını sağlayın. Gözlerinizi kırpmayı unutmayın. Gerekli ıslaklığı sağlamak, kuruluğu gidermek adına çeşitli suni göz yaşları kullanınız (bkz: refresh tears).

Her 20 dakikada bir gözlerinizi bilgisayardan ayırarak dinlendiriniz, temiz ellerinizle hafif masajlar yaparak rahatlatınız ve uzak yerlere yakın yerlere bakarak gözlerinize gerçek görüntüyü de gösteriniz. Direkt olarak güneşe bakmayınız.

 Sizde kendi göz dinlendirme ve rahatlama yöntemlerinizi yorum olarak paylaşırsanız aynı sorunu çeken diğer internet kullanıcılarına da faydanız olmuş olur.

Psikolojik Göz Ağrısı

Depresyon çoğu kişi tarafından ruhsal bir bozukluk olarak bilinmektedir. Fakat bu durum aslında tam olarak böyle değildir. Mutsuzluk, ümitsizlik, yaşama sevinci eksikliği ve birçok belirtisi ile hayatınız olağan halinden çıkmaya başlar ve değişir.  Ruhsal sorunlar olarak yaşanan ve görünen depresyonun, fiziksel sorunlara da yol açtığı doktorlar tarafından bilinmektedir. Kişi ruhsal olarak bir bunalım yaşadığı için vücutta bu duruma ayak uydurmaktadır. Çoğu zaman bu problemin fark edilmemesi ile gerekli teşhis konulamamaktadır.

Tabi sorunlar tamamen psikolojik olsa dahi ağrıların şiddeti ve sancısı bir o kadar gerçek olabiliyor. Dediğimiz gibi vücut düşüncenize göre hareket ediyor ve size ayak uyduruyor. Hatta psikolojik olarak seyreden hastalıklar bir zaman sonra ilerleyen günlerde, ciddi bir soruna bile dönüşebiliyor.

Psikolojik olarak vücutta hissedilen rahatsızlıklar; kas ve eklem ağrıları, göğüs ağrısı, sindirim sistemi bozukluğu, aşırı yorgunluk, uyku problemleri, baş ağrıları görülebilmektedir. Tabi bunun yanı sıra ele aldığımız başlıkla beraber göz ağrısı da psikolojik nedenlere bağlı olarak yaşanmaktadır. Göz ağrısının çoğu zaman gözünün uzak ve yakın olarak bozukluk sebebiyle veya yorgunluk sebebiyle ağrıdığı zannedilir. Hatta göz doktorunuza gittiğinizde gözünüzde bir bozukluk olmadığını söylerse eğer, bu sorunun psikolojik olarak vücutta nüksetmiş olması anlaşılmalıdır.

İşyerinde göz temasının oldukça fazla olduğu, oyalamalı işlerde çalışıyorsanız, bilgisayar ekranına sürekli bakacağınız durum söz konusu ise, göz ağrıları çoğu kişide yaşanmaktadır. Bu psikolojik olarak göz ağrısı hissettiğinizin kanıtı olarak da anlaşılabilir. Hatta dediğimiz gibi önlemi alınmazsa ileriki safhalarda ciddi sorunlar yaşamanıza sebep olacaktır. Araştırıldığında psikolojik göz ağrısı çeken hastanın belli müddet tedavi görmemsi sonucunda kör olduğu görülmektedir. Bu durumun hezimetini açık bir şekilde belli etmektedir.

Psikolojik Göz Ağrısının Tedavi Yöntemi Nedir?

İlk öncelikle ruhsal olarak sıkıntınızı gidermeniz gerekmektedir. Psikolojik tedavinizi görmeniz gerekmektedir. Bunun için uzmandan yardım almanız en doğrusudur. Depresyon tedavisiyle birlikte görülüyor ki, hasta birçok ağrı ve şikâyetlerinden hafif hafif zaman içinde kurtuluyor. Hafifleyerek tamamen yok olması sağlanıyor. Tabi hastanın tedavisinin başarı ile sonuçlanmasının asıl sebebi de, hastanın her şeyi açık bir şekilde doktoruyla paylaşmasından geçmektedir.

Katarakt Hakkında Bilmeniz Gereken Herşey

Göz bebeğinin arkasında bulunan,  göz içindeki lensin saydamlığını kaybederek matlaşması ve göz merceğinin yoğunlaşmasına katarakt denir. Görüşlerinde buğulu bir camın arkasında bakıyormuş gibi olan, göz merceğinin yoğunlaşması ile görüntü problemleri yaşanmasıdır.

Katarakt tipleri çok fazla olmasına rağmen genel olarak 3 tipe ayrılıyor.

  1. Yaşa bağlı kataraktlar: 60-70 yaşlarında yoğun olarak görülmekte ve gözün saydamlığı yaşa bağlı olarak kaybetmesidir.
  2. Doğumsal Kataraktlar (Konjenital): Annenin gebeliği sırasında geçirdiği enfeksiyonlara göre değişir ve lensin tek veya çift taraflı olarak saydamlığını kaybetmesidir.
  3. İkincil Kataraktlar: Darbeler, bazı ilaçların uzun süreli kullanımı ve diyabet gibi metabolik hastalıklar sonucu oluşur.

Kataraktın Belirtileri Nelerdir?

  1. En önemli belirtisi bulanık görme ve görüşün azalması
  2. Gözün kamaşması ve ışığa karşı hassasiyet
  3. Okumada zorluk yaşanması
  4. Görüşün çift olması
  5. Renklerin soluklaşması ve sararma olması
  6. Bebeklerde durumu fark etmek biraz zordur ve muayene sırasında göze ışık tutularak fikir edinilmeye çalışılır. 2 yaşına kadar bebeklerin göz muayenesi olması gerekir.

Kataraktın Tedavisi

İlaçla tedavisi yoktur kataraktın tek tedavi yöntemi var buda ameliyattır. Gözdeki kataraktlı lensin saydam göz içi lens ile değiştirilmesidir.

Katarakt Ameliyatı için Lens Çeşitleri

Monofokal Lens:

Doktor kişiyi başka bir hastalığın tedavisi içinde takip edecek ise bu lens tercih edilir. Monofokal lens de kişi uzağı çok rahat bir şekilde görebilir ancak okuma gözlüğüne ihtiyaç duyar. Lensin ithal olup olmadığına göre ameliyat fiyatı değişmekle beraber 1.000 TL ve 1.500.-TL arasındadır.

Multifokal Lens: 

Uzak ve yakın gözlüğü kullanmanıza gerek kalmayan ve birçok optik özellikli türleri olan bir lenstir. Lens de bulunan halkalar ile görüş ayarları yapılmaktadır. Lensin durumuna ve ithal olup olmadığına göre fiyatı değişmekte olup; 4.500.-TL’ dan başlamakta  ve Sgk fiyat üzerine 12.000.-TL’ ya kadar çıkmaktadır.

Trifokal Lens: 

Multifokal lenslerin gelişmesiyle birlikte, ara mesafelerde de kullanılabilecek lensler de üretilmeye başlanıldı. Zamanın çoğunu bilgisayar başında geçiren kişiler için geliştirilen bir lens çeşidi de denilebilir. Lensin durumuna ve ithal olup olmadığına göre değişmekte olup; 2.000.-TL ‘dan başlamaktadır.

Katarakt ameliyatlarında yöntemler ve lenslerle fiyatlar değişmekte olup; sağlığınız açısından mutlaka araştırma yapınız.

Arpacık Hastalığının Bitkisel Tedavi Yöntemleri

İnsanın göz kapaklarında meydana gelen enfeksiyon nedeniyle oluşan ağrılı sivilcelere arpacık denir. Stres, hijyene dikkat edilmemesi, bağışıklık sisteminin zayıflaması, kabızlık çeken ve zayıf insanlarda görülen gözde çıkan apse diyebiliriz. Göz kapağımızın kenar kısımları kızarır, hafif şişer ve arpacık kendini gösterir. Ellerimizin temiz tutulmasına ve makyaj yapılmamasına arpacığın iyileşme süresince dikkat edilmelidir. Yayılma eğilimi gösteren bir sivilce çeşidi olan arpacık korunmak için yukarıda belirttiğim yöntemlerin haricinde anti bakteriyel sabun kullanılması, ortak havlu kullanımından kaçınılması gerekmektedir. Arpacık bir hafta içerisinde geçmiyor ise mutlaka doktora müracaat edin.

Arpacık İyileşmesinde Kullanılan Bitkiler

Patates: Bir adet patatesi öncelikle rendeleyin. Temiz ve hijyenik olduğundan emin olduğunuz bir tülbendin içine koyun. Arpacığın üzerine tülbendi koyun bu işlemi günde iki üç kere yapın. Tülbendin içerisine her seferinde yeni patates koymayı unutmayın. Ayrıca haşlanmış olan patatesi arpacığın üzerine koyun.

Papatya:  Bir fincan kaynamış suyun içerisine 1 çay kaşığı kuru papatya demlenir. Temiz bir tülbent suyun içine batırılarak arpacığın üzerine 10 dakika kadar kompres yapılır.

Kuru Kadife Çiçeği: Papatya da uygulanan aynı yöntem yapılır.

Rezene Tohumları: Papatya ve kuru kadife çiçeğinde uygulanan aynı yöntemler uygulanır.

Sıcak Kompres: Temiz bir havlu sıcak suya batırılarak arpacığın üzerine 15 dakika kompres yapılmadır. Bu kompres kaşıntı, tahrişi azaltır ve iltihabın etkisini azaltır.

Sarımsak: Arpacık çıktığı zaman ve ya da çıkmadan önce yemek çok faydalıdır. Bir sarımsak soyulur ve kenarı bıçakla kesilir. Bıçakla kesilen yeri arpacığın üzerine sürün.

Kekik: Antiseptik timol bakımından zengin olan kekiğin suyunu bir pamuğa damlatın ve arpacığın üzerine sürün.

Poşet Çay: Çay demlendikten sonra sıcak suyun içinden alınan poşet çayın fazla suyu alındıktan sonra arpacığın üzerinde 5 dakika kadar bekletilir. Tanik asitin etkisiyle bakterilerin yok edilmesine yardımcı olur ve iltihabın hafiflemesini sağlar.

Marul: Temiz olan marul yapraklarını ezerek arpacığın üzerine koyun.

Atkuyruğu Bitkisi: Bir tatlı kaşığı atkuyruğu bitkisi bir su bardağı kaynar suda ılıyıncaya kadar bekletin. Temiz olan bir tülbent veya bez parçasını suya daldırıp arpacık olan gözün üstüne yatırılır ve 20 dakika bekletin. Günde 2-3 kere tekrarlayın.

Göz Kayması Nedir? Tedavi Nasıl Olur?

Göz kayması gözlerin aynı yön yerine farklı yönlere doğru bakması olayına şaşılık ya da göz kayması denir. Gözlerinizden biri tam karşıya bakarken diğer göz dışa, içe, yukarı, aşağı bakam olayı diye de tanımlayabiliriz. Gözümüzde bulunan altı adet kas gözün çeşitli yönlere hareket etmesiniz sağlamaktadır. Bu altı kastan birinin veya bir kaçının görev yapmaması veya gözümüzde bulunan mekanizmaların görev yapmaması durumunda şaşılık ortaya çıkar. Kayma tek gözde olabileceği gibi her iki gözde de olabilir. Göz kayması sürekli olabileceği gibi zaman zaman da olabilir. Göz kaymayı göz sinirlerinin fazla yorulması neticesinde de olabilir. Göz kayması genellikle çocuklarda ve hatta bebek yaşlarında iken de ortaya çıkmaktadır. Çocuklarda görülen göz kayması genellikle iç tarafa doğrudur.  Bebeklerde doğumdan sonra ilk 6 ay içerisinde saptanan bir içe kayma varsa bebek 1 yaşına gelene kadar mutlaka tedavi edilmelidir.  Göz kayması yaklaşık olarak çocuklarda görülme oranı %.4’ dür. Erkek ve kız çocuklarında oranlama yapıldığında aynı oranda olduğu görülmektedir. Erişkinlere geldiğimizde bu oran %1 olarak tespit edilmiştir. Bunların çoğu ise çocukluktan bu yana olan rahatsızlıklardır. Eğer erişkin olan kişilerde aniden bir göz kayması meydana gelmiş ise aslı rahatsızlık nedeni çok farklıdır. Genellikle ani olanlar diyabet, tiroit hastalığı, beyin tümörleri veya felçler gibi rahatsızlıklardan kaynaklanmaktadır.

Göz Kaymasını Saptama Yöntemleri

Göz kaymasını tespit etmek için gözün damlalı muayenesi, göz kaslarının normal hareketlerinin muayenesi, prizma muayenesi, derinlik hissi, örtme kapama testi ve sinoptofor muayenesi gibi testler uygulanmaktadır.

Göz Kaymasının Tedavi Şekli

Göz kayması tedavisindeki amaç her iki gözün paralelliğini sağlayarak derinlik hissini artırmak ve bir arada görme gelişimini sağlamaktır. Saptama yöntemlerinde görüldüğü gibi sebebine göre tedavi planlaması yapılır.

Optik Tedavi: Gözün odaklama gücündeki kusurlara göre yapılan tedavidir. Silindirik, sferik camlar ya da prizmatik cam kullanılmaktadır. Bu tedavi 2-3 yaş arası ortaya çıkan göz kaymalarında yapılır tam olarak düzelme sağlanır.

Ortopedik Egzersizler: Bu tedavideki amaç hastanın iki gözle tek görmesini sağlamak ve üç boyutlu olan görmenin arttırılmasıdır.

Medikal Tedavi: Miyotik ve midriyatik ilaçların kullanılması ile yapılan tedavidir.

Cerrahi Tedavi:  Bu tedavideki amaç gözde bulunan kaymanın düzeltilmesidir. Çoğu hastalarda göz kaymasının nedeni bilinmemektedir. Eğer aile göz kayması var ise çocuklarda da görülme olasılığı yüksektir.

Göze Kolonya Kaçması Durumunda Yapılması Gerekenler

Merhaba değerli okuyucularımız. Bu yazımızda bir ilk yardım konusu olan göze kolonya kaçması durumunu inceleyip etkileri en aza indirmekten bahsedeceğiz. Göze direkt olarak kolonya bilinçli bir şekilde kesinlikle dökülmemelidir. Halk arasında bazı yanlış bilgilere göre baş ağrısı, göz ağrısı vb durumlarda göze kolonya döküleceği söylenir fakat bu yöntem kesinlikle yanlıştır ve böyle bir tedavi yöntemi yoktur. Kolonya, içeriğindeki alkol sayesinde yanıcılık özelliğine de sahiptir. Gözler için son derece tehlikeli olan kolonyanın göze kaçması durumunda ne yapılır sözü uzatmadan bundan bahsedelim.

Göze Kaçan Kolonya Nasıl Çıkarılır?

Göze bilinçli bir şekilde ve bilerek kesinlikle kolonya dökülmemelidir. Yanlışlıkla veya bir şakalaşma sonucu eğer gözünüze kolonya kaçmış ise derhal temiz bir su kaynağı ile gözümüzü pansuman etmeliyiz. Eğer mümkün ise banyo fıskiyesini çok az fışkıracak bir konuma getirdikten sonra ılık bir su ile gözümüze doğrultarak yıkamalıyız. Göz yıkama esnasında elimizi gözümüze kesinlikle vurmuyoruz. Çünkü elimizdeki zararlı bakteriler ve mikroplar gözümüze girerek daha kötü sonuçlar almamıza sebep olacaktır.

Göze Kolonya Kaçarsa Ne olur?

Eğer ilk yardım müdahalesi yerinde ve zamanında bilinçli bir vaziyette yapılmış ise göze hiç bir şey olmayacaktır.

Fakat kolonya göze kaçtığı anda yakıcı olacak ve size panik yaptırıp bilinçsiz davranmanıza yol açar ise gözünüze zarar vermeniz kaçınılmazdır. Mümkün olan en kısa sürede bir fıskiye yardımı ile gözünüzü kolonyadan ılık su ile arındırın. Eğer fıskiye yok ise temiz  ve geniş bir leğene ılık ve temiz bir su doldurarak yüzümüzü kulaklarımıza kadar bu suya batırabiliriz. Yüzümüz suyun içerisinde iken gözlerimizi yavaş yavaş açıp kapatarak gözümüzdeki alkol ve kolonyayı suyun içerisine bırakabiliriz.

Başınıza he rne gelmiş olursa olsun. İlk yardım uygulamaları hayati öneme sahiptir ve panik durumunda yapılan hataları asla affetmez. Hastalık Tedavi, İLK YARDIM uygulamalarında panik yapmadan sorunun çözümüne odaklanmanızı önermektedir.