Çoklu Kişilik Bozukluğu nedir?

Kişinin kendini farklı dünyalarda bulması ve bu dünyalara göre hareket etmesi işlemine, bir bakıma bu isim konulabilir. Çoklu kişilik bozukluğu, bireyin farklı karakterler arası geçiş yapması ve kendini tanıyamaması ile tanımlanıyor günümüzde. Psikoloji biliminin de bizzat ele almış olduğu bu bilim, ihtisas alanında da ciddi karmaşalara sebebiyet veriyor. Çok farklı tanımlar yaratan psikoloji insanları, bu karmaşanın tamamen bir tedavi ile çözülebileceğini düşünür iken, aralarında belirli psikologlar bu olayın daha farklı esaslara dayandığı konusunda farklı tezler sunuyor. Kişilik bozulmasıdır bir bakıma, çoklu kişilik karmaşası.

Kişilik Bozulması ve Çoklu Kişilik Bozukluğu

Kişinin farklı karakterler arası geçiş yapma işlemine bu isim verilir iken, bir bakıma kişinin iç dünyası da inceleniyor. Hiperaktivite ve dikkat eksikliği ile teşhis edilmeye başlanan bu hastalık, ciddi bir gözetim ve sunum gerektiriyor. Çözümü için oldukça farklı teknikler yapılıyor ve bu teknikler daha da etkili bir şekilde büyütülebiliyor. Ruh hastalıkları uzmanlarının da bu konuda ciddi temasları ve başlıkları oluyor anlatmak için, pek çok hasta yakınına. Kişisel sorunların baş göstermesinden tutun da, bireyin beklenmedik hareketler yapması ve adeta manik bir tavır takınması ile başlayan bu hastalığın en temel belirtileri, çoğu zaman bireyin kendini tanıyamamasıdır.

Çözüm İçin Ne Yapmalı?

Ruh ve sinir hastalıkları uzmanlarına göre, kişisel bir dürtü olarak ele alınan bu hastalığın çözümü için, belirli seanslar ve periyotlar ile birey analizi yapılması gerekiyor. Yapılması gereken en doğru şey bir an önce en yakın psikolog yahut hastanelerin bu alanındaki polikliniklerine baş vurmaktır.

Bebek Aşıları İle İlgili Bilmeniz Gerekenler

Aşının amacı bebeği hastalıktan korumaktır. Bu nedenle aşılama sağlam veya risk altında olanlara yapılır. Hastalıktan sonra yapılan aşının iyileştirme etkisi olmamaktadır. Çünkü aşının görevi hastalığı önlemektir.

AŞININ ÖNEMİ

Bebekler bizlerin en değerli varlıklarıdır. Onları sakat bırakacak ya da ölümcül olan hastalıklardan korumakla ve sağlıklı bir hayat sunmakla yükümlüyüz. Bunun için en güvenli yol elbette aşıdır. Bebeklerin korunması doğumla başlamaz. Daha anne karnında iken yapılması gereken aşıları vardır. Aşı takvimine bakarak bu süreç iyi takip edilmelidir.

Bebeklik döneminde en çok, verem, tetanos, çocuk felci, kızamık, kızamıkçık, hepatit A, hepatit B, difteri, boğmaca, menenjit, kabakulak, su çiçeği gibi hastalıklar görülür. Bunlar ölümcül ve sakat bırakma riski olan hastalıklardır. Bebeği bu riskten kurtarmak için yaşamının ilk aylarından itibaren aşı yapılması gerekir.

AŞILARIN UYGULANMA ZAMANLARI

Bebeğe doğar doğmaz yapılan ilk aşı hepatit B aşısıdır. Hepatit B aşısının farklı formları vardır. İlk dozu doğar doğmaz yapılıyor ve ikinci dozu birinci ayının içinde tekrarlanıyor. Üçüncü dozu ise bundan beş ay sonra yapılıyor. Yani bebek 6 aylık iken hepatit B aşıları tamamlanmış oluyor.

  • BCG (Verem Aşısı) bebeğin 2. ayını doldurmasıyla yapılan aşıdır.
  • Kızamık aşısı 9. ayda yapılır ve 12. aydan sonra tekrarlanmalıdır.
  • Kabakulak, kızamık ve kızamıkçık aşıları 15. ayda ve 6 yaşta yapılmalıdır.
  • Suçiçeği aşısı 12. aydan sonra yapılmalıdır.
  • Hepatit A aşısı ikinci yaştan sonra altı ayda bir yapılmalıdır.