Sürekli Ağlayan Bebekler İçin Ne Yapılır?

Bebekler kendilerini ifade edebilmek için ağlarlar. Kısaca bebeğin dilidir ağlamak. İhtiyaçlarını bu şekilde bildirirler. Acıktıklarında, altları kirlendiğinde, uykuları geldiğinde, sıkıldıklarında ya da ortamdan huzursuz olduklarında ağlama ile tepki verirler. Aynı zamanda bebeklerin anne karnında alışmış oldukları uyarılar doğduktan sonra farklılaştığı için, aşırı seslere alışkın olmadıklarından da ağlayabilirler. Yeni doğan bebeklerde ağlamaya çok rastlanmaz; ancak 6-7 haftalık bebeklerde günün yüzde yedisini ağlayarak geçirmeleri çok normaldir. Sürekli ağlayan ve uyumayan bebeklerin doktor kontrolü gerektirecek bir rahatsızlığı olabilir. Buna dikkat edilmelidir.

Bebeğin neden ağladığını öğrenmeden ne yapılacağı bilinemez. Peki ağlamanın nedenini nasıl anlarız?
Bebeklerin ağlama şekillerine göre ihtiyaçlarını belirleyen bir bilim gelişmiştir. Bu örnek alınarak bebeklerin ağlama şekillerinden ne istediklerini anlamak kolaylaşmıştır. Bunun dışında bir anne de bebeğinin ağlamasından ne istediği hakkında net bir fikir sahibi olmaktadır. Karnı aç olan bir bebek ritmik ağlar. Yani ağlama-nefes-susma şeklinde ve git gide hızlanan bir ritimle ağlar. Sıkılan bebek guruldama ya da ıkınma gibi sesler çıkarır. Gaz ağrısı olan bebekler ani ve yüksek bir sesle ağlamaya başlar. yine ağrı geçtikten sonra aniden susarlar. Hastalanan bebeği susturmak mümkün değildir. Susturulamayan ağlamada bebeğin hastalanmış olma olasılığı yüksektir.

PEKİ SÜREKLİ AĞLAYAN BEBEĞE NE YAPILMALI?

Bebeğin neden ağladığı bilinmelidir. İlk üç ayda ağlayan bebek kucağa alınmalı ve ilgi gösterilmelidir. Zaten kucağa alındıktan sonra tepkisine bakılarak ne yapılacağı anlaşılmaktadır. Bu aylarda bebeklerde gaz sancısına bağlı sürekli ağlamalar görülür. Gaz sancısını önlemek için, emziren anne yediği içitiği gıdalara dikkat etmelidir. Bebek mamadan ya da üşütme sonucu gaz sancısı çekiyorsa bunu ortadan kaldırmak gerekmektedir. Rezene çayı bebekte gaz sancısını giderir.

İlk üç ayın içinde olan bebeklerin ağlamalarına hemen karşılık verebilirsiniz. Ancak 4 ve 6 ay arasında bu ilgiyi biraz azaltarak bebeğin kendi kendine sakinleşmesini öğrenmesini beklemelisiniz. Böylece ağlamalar azalmaya başlayacaktır.

Öfke Kontrolü Nedir? Nasıl Yapılır

Öfkenin, kişinin normal seyrinde yaşamını sürdürürken haz aldığı şeylerin yada rahatının bozulmasını sağlayan şeylerin ortaya çıkmasıyla oluşur. Sizi rahatsız eden şeylerin üzerine gidilirse, bu rahatsızlığı oluşturan kişi tarafından süreklilik haline getirilir yada şiddeti arttırılır ise öfkelenmeniz kaçınılmazdır. Haklarınız elinizden alınıyorsa yada size haksız yere kızıyorlar ise, istemediğiniz ve hoşunuza gitmeyen davranışları yapmamalarını söylediğiniz halde yapmaya devam ediyorlar ise öfkenize yeni düşebilirsiniz.

Öfke, kontrol edilebilir bir duygudur. İçerisinde agresyon bulundurur. Öfkelenen kişi, öfke duygusunu ya kendisine zarar vererek ya karşısındakine zarar vererek yada herhangi bir nesneye şiddet uygulayarak gösterebilir. Öfkemizi her zaman için belli bir seviyede tutabilmek, karşımızdakinin bunu anlaması ve buna göre davranması mümkündür.

Öfke nasıl kontrol edilir?

Öfkeyi kontrol edebilmek için bulunan 5 duyuyu teker teker kontrol edilebilmesi gerekiyor. Bunlar; kişinin duyguları, davranışları, düşünceleri, fiziksel değişiklikleri ve iletişimini barındırır. Kişinin stresi artınca öfke kontrolü seviyesi de artmaktadır, kontrol altına alabilmek bir o kadar güç hale gelmektedir. Stresini kontrol altına alabilen kişiler öfkelerini de kontrol altına rahatlıkla alabilir. Öfkeyi azaltmak yada durdurmak için öncelikle stres düzeyini en aza indirmeniz gerekiyor.

Düşünceler bizim herhangi bir şekilde öfkelenmemizi sağlayan düşüncelerle yüzleşmek, bunları tanımak ve tanımlamak öfkemizle yüzleşebilmek için ilk basamağımızdır. Öfkemizin sebebini ve tanısını bilmeden hiçbir şeyi azaltamaz, kendimize faydalı olamayız. Her şeyden önce sakin kafayla durup düşünmek ve içinde bulunduğunuz kötü durumdan stresten kurtulmanız gerekiyor.