Göz kararması belirtileri nelerdir?

Halk arasında ani bayılmalara sebebiyet veren ve kişinin bilinç altını doğrudan etkileyen bu hastalık, göz kararması olarak bilinir. Toplumumuzda açık olarak şeker hastalığı yahut tansiyon düşmesi olarak bilinen bu hastalığın tedavi süreçleri, hastalığın bulunduğu aşamayı doğrudan etkilemektedir.

Göz Kararması!

Tıp literatürüne göre ciddi bir yere sahip olan göz kararması, pek çok hastalığın belirtisi olarak sunulmaktadır. Buna ek olarak, eğer bir kişide sürekli göz kararması oluyor ise zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna ulaşması gerekiyor. Durum, ciddi olabilir! Akabinde oluşturulan tedavi yöntemleri, kişilerin daha da dikkatli hareket etmelerini sağlayacağı üzere düzenlendiği için, genellikle ilaç destekli tedaviler daha çok tercih ediliyor. Günlük yaşantımız arasında, şirketimizde yahut çalıştığımız yerde yaşanan tansiyon gelgitleri sonucunda da göz kararması yaşanabilir. Bu durum, kan içerisindeki şeker miktarı ile doğrudan ilgilidir. Bu yüzden yapılacak olan en önemli şey, dikkatlerin daha da fazla artmaması için kendinizi tam olarak inceleyerek ve irdeleyerek var olan başka bir hastalığınız var ise o hastalığın büyümesini önlemiş olmak için doktora gitmelisiniz.

Tansiyon Sıkıntısı!

Tansiyon hastalarının sıklıkla yaşadığı sıkıntılar arasında, ayakta fazla beklemek ve buna benzer aktivitelere girerek enerji azalışından zarar görmek vardır. Bir anda dönen başlar, göz kararması ile birlikte olduğu zaman kişi kendini anında baygın halde bulabiliyor. Zaman geçmeden kontrol altına almak için en yakın sağlık kuruluşuna uğramanızda fayda var.

Psikolojik Göz Ağrısı

Depresyon çoğu kişi tarafından ruhsal bir bozukluk olarak bilinmektedir. Fakat bu durum aslında tam olarak böyle değildir. Mutsuzluk, ümitsizlik, yaşama sevinci eksikliği ve birçok belirtisi ile hayatınız olağan halinden çıkmaya başlar ve değişir.  Ruhsal sorunlar olarak yaşanan ve görünen depresyonun, fiziksel sorunlara da yol açtığı doktorlar tarafından bilinmektedir. Kişi ruhsal olarak bir bunalım yaşadığı için vücutta bu duruma ayak uydurmaktadır. Çoğu zaman bu problemin fark edilmemesi ile gerekli teşhis konulamamaktadır.

Tabi sorunlar tamamen psikolojik olsa dahi ağrıların şiddeti ve sancısı bir o kadar gerçek olabiliyor. Dediğimiz gibi vücut düşüncenize göre hareket ediyor ve size ayak uyduruyor. Hatta psikolojik olarak seyreden hastalıklar bir zaman sonra ilerleyen günlerde, ciddi bir soruna bile dönüşebiliyor.

Psikolojik olarak vücutta hissedilen rahatsızlıklar; kas ve eklem ağrıları, göğüs ağrısı, sindirim sistemi bozukluğu, aşırı yorgunluk, uyku problemleri, baş ağrıları görülebilmektedir. Tabi bunun yanı sıra ele aldığımız başlıkla beraber göz ağrısı da psikolojik nedenlere bağlı olarak yaşanmaktadır. Göz ağrısının çoğu zaman gözünün uzak ve yakın olarak bozukluk sebebiyle veya yorgunluk sebebiyle ağrıdığı zannedilir. Hatta göz doktorunuza gittiğinizde gözünüzde bir bozukluk olmadığını söylerse eğer, bu sorunun psikolojik olarak vücutta nüksetmiş olması anlaşılmalıdır.

İşyerinde göz temasının oldukça fazla olduğu, oyalamalı işlerde çalışıyorsanız, bilgisayar ekranına sürekli bakacağınız durum söz konusu ise, göz ağrıları çoğu kişide yaşanmaktadır. Bu psikolojik olarak göz ağrısı hissettiğinizin kanıtı olarak da anlaşılabilir. Hatta dediğimiz gibi önlemi alınmazsa ileriki safhalarda ciddi sorunlar yaşamanıza sebep olacaktır. Araştırıldığında psikolojik göz ağrısı çeken hastanın belli müddet tedavi görmemsi sonucunda kör olduğu görülmektedir. Bu durumun hezimetini açık bir şekilde belli etmektedir.

Psikolojik Göz Ağrısının Tedavi Yöntemi Nedir?

İlk öncelikle ruhsal olarak sıkıntınızı gidermeniz gerekmektedir. Psikolojik tedavinizi görmeniz gerekmektedir. Bunun için uzmandan yardım almanız en doğrusudur. Depresyon tedavisiyle birlikte görülüyor ki, hasta birçok ağrı ve şikâyetlerinden hafif hafif zaman içinde kurtuluyor. Hafifleyerek tamamen yok olması sağlanıyor. Tabi hastanın tedavisinin başarı ile sonuçlanmasının asıl sebebi de, hastanın her şeyi açık bir şekilde doktoruyla paylaşmasından geçmektedir.

Katarakt Hakkında Bilmeniz Gereken Herşey

Göz bebeğinin arkasında bulunan,  göz içindeki lensin saydamlığını kaybederek matlaşması ve göz merceğinin yoğunlaşmasına katarakt denir. Görüşlerinde buğulu bir camın arkasında bakıyormuş gibi olan, göz merceğinin yoğunlaşması ile görüntü problemleri yaşanmasıdır.

Katarakt tipleri çok fazla olmasına rağmen genel olarak 3 tipe ayrılıyor.

  1. Yaşa bağlı kataraktlar: 60-70 yaşlarında yoğun olarak görülmekte ve gözün saydamlığı yaşa bağlı olarak kaybetmesidir.
  2. Doğumsal Kataraktlar (Konjenital): Annenin gebeliği sırasında geçirdiği enfeksiyonlara göre değişir ve lensin tek veya çift taraflı olarak saydamlığını kaybetmesidir.
  3. İkincil Kataraktlar: Darbeler, bazı ilaçların uzun süreli kullanımı ve diyabet gibi metabolik hastalıklar sonucu oluşur.

Kataraktın Belirtileri Nelerdir?

  1. En önemli belirtisi bulanık görme ve görüşün azalması
  2. Gözün kamaşması ve ışığa karşı hassasiyet
  3. Okumada zorluk yaşanması
  4. Görüşün çift olması
  5. Renklerin soluklaşması ve sararma olması
  6. Bebeklerde durumu fark etmek biraz zordur ve muayene sırasında göze ışık tutularak fikir edinilmeye çalışılır. 2 yaşına kadar bebeklerin göz muayenesi olması gerekir.

Kataraktın Tedavisi

İlaçla tedavisi yoktur kataraktın tek tedavi yöntemi var buda ameliyattır. Gözdeki kataraktlı lensin saydam göz içi lens ile değiştirilmesidir.

Katarakt Ameliyatı için Lens Çeşitleri

Monofokal Lens:

Doktor kişiyi başka bir hastalığın tedavisi içinde takip edecek ise bu lens tercih edilir. Monofokal lens de kişi uzağı çok rahat bir şekilde görebilir ancak okuma gözlüğüne ihtiyaç duyar. Lensin ithal olup olmadığına göre ameliyat fiyatı değişmekle beraber 1.000 TL ve 1.500.-TL arasındadır.

Multifokal Lens: 

Uzak ve yakın gözlüğü kullanmanıza gerek kalmayan ve birçok optik özellikli türleri olan bir lenstir. Lens de bulunan halkalar ile görüş ayarları yapılmaktadır. Lensin durumuna ve ithal olup olmadığına göre fiyatı değişmekte olup; 4.500.-TL’ dan başlamakta  ve Sgk fiyat üzerine 12.000.-TL’ ya kadar çıkmaktadır.

Trifokal Lens: 

Multifokal lenslerin gelişmesiyle birlikte, ara mesafelerde de kullanılabilecek lensler de üretilmeye başlanıldı. Zamanın çoğunu bilgisayar başında geçiren kişiler için geliştirilen bir lens çeşidi de denilebilir. Lensin durumuna ve ithal olup olmadığına göre değişmekte olup; 2.000.-TL ‘dan başlamaktadır.

Katarakt ameliyatlarında yöntemler ve lenslerle fiyatlar değişmekte olup; sağlığınız açısından mutlaka araştırma yapınız.

Arpacık Hastalığının Bitkisel Tedavi Yöntemleri

İnsanın göz kapaklarında meydana gelen enfeksiyon nedeniyle oluşan ağrılı sivilcelere arpacık denir. Stres, hijyene dikkat edilmemesi, bağışıklık sisteminin zayıflaması, kabızlık çeken ve zayıf insanlarda görülen gözde çıkan apse diyebiliriz. Göz kapağımızın kenar kısımları kızarır, hafif şişer ve arpacık kendini gösterir. Ellerimizin temiz tutulmasına ve makyaj yapılmamasına arpacığın iyileşme süresince dikkat edilmelidir. Yayılma eğilimi gösteren bir sivilce çeşidi olan arpacık korunmak için yukarıda belirttiğim yöntemlerin haricinde anti bakteriyel sabun kullanılması, ortak havlu kullanımından kaçınılması gerekmektedir. Arpacık bir hafta içerisinde geçmiyor ise mutlaka doktora müracaat edin.

Arpacık İyileşmesinde Kullanılan Bitkiler

Patates: Bir adet patatesi öncelikle rendeleyin. Temiz ve hijyenik olduğundan emin olduğunuz bir tülbendin içine koyun. Arpacığın üzerine tülbendi koyun bu işlemi günde iki üç kere yapın. Tülbendin içerisine her seferinde yeni patates koymayı unutmayın. Ayrıca haşlanmış olan patatesi arpacığın üzerine koyun.

Papatya:  Bir fincan kaynamış suyun içerisine 1 çay kaşığı kuru papatya demlenir. Temiz bir tülbent suyun içine batırılarak arpacığın üzerine 10 dakika kadar kompres yapılır.

Kuru Kadife Çiçeği: Papatya da uygulanan aynı yöntem yapılır.

Rezene Tohumları: Papatya ve kuru kadife çiçeğinde uygulanan aynı yöntemler uygulanır.

Sıcak Kompres: Temiz bir havlu sıcak suya batırılarak arpacığın üzerine 15 dakika kompres yapılmadır. Bu kompres kaşıntı, tahrişi azaltır ve iltihabın etkisini azaltır.

Sarımsak: Arpacık çıktığı zaman ve ya da çıkmadan önce yemek çok faydalıdır. Bir sarımsak soyulur ve kenarı bıçakla kesilir. Bıçakla kesilen yeri arpacığın üzerine sürün.

Kekik: Antiseptik timol bakımından zengin olan kekiğin suyunu bir pamuğa damlatın ve arpacığın üzerine sürün.

Poşet Çay: Çay demlendikten sonra sıcak suyun içinden alınan poşet çayın fazla suyu alındıktan sonra arpacığın üzerinde 5 dakika kadar bekletilir. Tanik asitin etkisiyle bakterilerin yok edilmesine yardımcı olur ve iltihabın hafiflemesini sağlar.

Marul: Temiz olan marul yapraklarını ezerek arpacığın üzerine koyun.

Atkuyruğu Bitkisi: Bir tatlı kaşığı atkuyruğu bitkisi bir su bardağı kaynar suda ılıyıncaya kadar bekletin. Temiz olan bir tülbent veya bez parçasını suya daldırıp arpacık olan gözün üstüne yatırılır ve 20 dakika bekletin. Günde 2-3 kere tekrarlayın.

Göz Kayması Nedir? Tedavi Nasıl Olur?

Göz kayması gözlerin aynı yön yerine farklı yönlere doğru bakması olayına şaşılık ya da göz kayması denir. Gözlerinizden biri tam karşıya bakarken diğer göz dışa, içe, yukarı, aşağı bakam olayı diye de tanımlayabiliriz. Gözümüzde bulunan altı adet kas gözün çeşitli yönlere hareket etmesiniz sağlamaktadır. Bu altı kastan birinin veya bir kaçının görev yapmaması veya gözümüzde bulunan mekanizmaların görev yapmaması durumunda şaşılık ortaya çıkar. Kayma tek gözde olabileceği gibi her iki gözde de olabilir. Göz kayması sürekli olabileceği gibi zaman zaman da olabilir. Göz kaymayı göz sinirlerinin fazla yorulması neticesinde de olabilir. Göz kayması genellikle çocuklarda ve hatta bebek yaşlarında iken de ortaya çıkmaktadır. Çocuklarda görülen göz kayması genellikle iç tarafa doğrudur.  Bebeklerde doğumdan sonra ilk 6 ay içerisinde saptanan bir içe kayma varsa bebek 1 yaşına gelene kadar mutlaka tedavi edilmelidir.  Göz kayması yaklaşık olarak çocuklarda görülme oranı %.4’ dür. Erkek ve kız çocuklarında oranlama yapıldığında aynı oranda olduğu görülmektedir. Erişkinlere geldiğimizde bu oran %1 olarak tespit edilmiştir. Bunların çoğu ise çocukluktan bu yana olan rahatsızlıklardır. Eğer erişkin olan kişilerde aniden bir göz kayması meydana gelmiş ise aslı rahatsızlık nedeni çok farklıdır. Genellikle ani olanlar diyabet, tiroit hastalığı, beyin tümörleri veya felçler gibi rahatsızlıklardan kaynaklanmaktadır.

Göz Kaymasını Saptama Yöntemleri

Göz kaymasını tespit etmek için gözün damlalı muayenesi, göz kaslarının normal hareketlerinin muayenesi, prizma muayenesi, derinlik hissi, örtme kapama testi ve sinoptofor muayenesi gibi testler uygulanmaktadır.

Göz Kaymasının Tedavi Şekli

Göz kayması tedavisindeki amaç her iki gözün paralelliğini sağlayarak derinlik hissini artırmak ve bir arada görme gelişimini sağlamaktır. Saptama yöntemlerinde görüldüğü gibi sebebine göre tedavi planlaması yapılır.

Optik Tedavi: Gözün odaklama gücündeki kusurlara göre yapılan tedavidir. Silindirik, sferik camlar ya da prizmatik cam kullanılmaktadır. Bu tedavi 2-3 yaş arası ortaya çıkan göz kaymalarında yapılır tam olarak düzelme sağlanır.

Ortopedik Egzersizler: Bu tedavideki amaç hastanın iki gözle tek görmesini sağlamak ve üç boyutlu olan görmenin arttırılmasıdır.

Medikal Tedavi: Miyotik ve midriyatik ilaçların kullanılması ile yapılan tedavidir.

Cerrahi Tedavi:  Bu tedavideki amaç gözde bulunan kaymanın düzeltilmesidir. Çoğu hastalarda göz kaymasının nedeni bilinmemektedir. Eğer aile göz kayması var ise çocuklarda da görülme olasılığı yüksektir.

Göze Kolonya Kaçması Durumunda Yapılması Gerekenler

Merhaba değerli okuyucularımız. Bu yazımızda bir ilk yardım konusu olan göze kolonya kaçması durumunu inceleyip etkileri en aza indirmekten bahsedeceğiz. Göze direkt olarak kolonya bilinçli bir şekilde kesinlikle dökülmemelidir. Halk arasında bazı yanlış bilgilere göre baş ağrısı, göz ağrısı vb durumlarda göze kolonya döküleceği söylenir fakat bu yöntem kesinlikle yanlıştır ve böyle bir tedavi yöntemi yoktur. Kolonya, içeriğindeki alkol sayesinde yanıcılık özelliğine de sahiptir. Gözler için son derece tehlikeli olan kolonyanın göze kaçması durumunda ne yapılır sözü uzatmadan bundan bahsedelim.

Göze Kaçan Kolonya Nasıl Çıkarılır?

Göze bilinçli bir şekilde ve bilerek kesinlikle kolonya dökülmemelidir. Yanlışlıkla veya bir şakalaşma sonucu eğer gözünüze kolonya kaçmış ise derhal temiz bir su kaynağı ile gözümüzü pansuman etmeliyiz. Eğer mümkün ise banyo fıskiyesini çok az fışkıracak bir konuma getirdikten sonra ılık bir su ile gözümüze doğrultarak yıkamalıyız. Göz yıkama esnasında elimizi gözümüze kesinlikle vurmuyoruz. Çünkü elimizdeki zararlı bakteriler ve mikroplar gözümüze girerek daha kötü sonuçlar almamıza sebep olacaktır.

Göze Kolonya Kaçarsa Ne olur?

Eğer ilk yardım müdahalesi yerinde ve zamanında bilinçli bir vaziyette yapılmış ise göze hiç bir şey olmayacaktır.

Fakat kolonya göze kaçtığı anda yakıcı olacak ve size panik yaptırıp bilinçsiz davranmanıza yol açar ise gözünüze zarar vermeniz kaçınılmazdır. Mümkün olan en kısa sürede bir fıskiye yardımı ile gözünüzü kolonyadan ılık su ile arındırın. Eğer fıskiye yok ise temiz  ve geniş bir leğene ılık ve temiz bir su doldurarak yüzümüzü kulaklarımıza kadar bu suya batırabiliriz. Yüzümüz suyun içerisinde iken gözlerimizi yavaş yavaş açıp kapatarak gözümüzdeki alkol ve kolonyayı suyun içerisine bırakabiliriz.

Başınıza he rne gelmiş olursa olsun. İlk yardım uygulamaları hayati öneme sahiptir ve panik durumunda yapılan hataları asla affetmez. Hastalık Tedavi, İLK YARDIM uygulamalarında panik yapmadan sorunun çözümüne odaklanmanızı önermektedir.

Göz Tembelliği Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Göz tembelliği, hepimizin hayatımızda duyduğu, buna paralel olarak sık da rastlanan fakat içerik ve tedavi açısından pek az bilinen bir göz yetersizliğidir. Bilinen vakaların birçoğunda hastalığın fark edilmesi zor olduğu için tedaviye geç kalınmış bulunmaktadır. Hemen hemen birçok hastalıkta olduğu gibi göz tembelliğinde de erken tanı çok önemlidir, bu gerçekleştiği takdirde tedavi çok kolay bir hale gelmektedir. Tanımını yapacak olursak: Gözün sinir tabakasında ve sinir yollarında herhangi tanısı konulmamış bir hastalık bulunmamasına rağmen kişinin görme yetisini arttıramaması durumudur. Gözün ön kısmında oluşan görüntü/görüntüler gözün sinir tabakasına ulaşmaz veya bulanık bir şekilde ulaşırsa göz tembelliği ortaya çıkar. Göz tembelliğinin yerleşmesinin engellenmesi için göz sinirlerine görüntü ulaşmasını engelleyen faktörlerin ortadan kaldırılması ve bir an önce bu sinirlerin uyarılması gerekir.

Göz tembelliği nedenleri

  • Şaşılık
  • Doğuştan katakart
  • Gözlerde astigmat, miyop veya hipermetrop olması
  • Gözün kırıcı ortamlarının (kornea, lens, vb.) anormal pozisyonda olmaları nedeniyle sahip olunan diğer hastalıklar
  • Göz kapağı hastalıkları

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi erken teşhis çok önemlidir. 6 yaşına değin tedavilerden başarılı sonuçlar alınması yüksek ihtimal dahilindedir.

Göz tembelliğinin teşhisi

Ebeveynler tarafından göz tembelliğinin teşhisi mümkün olmamaktadır. Her zaman ihtimal dahilinde olan bu hastalık ancak uzman bir hekim tarafından teşhis edilebilir.

Göz tembelliğinin özellikle görüldüğü bir yaş aralığı bulunmamaktadır. Çocuk tarafından herhangi bir şikayet belirtisi görülmese dahi  1-3 yaşları arasında göz muayenesi önemlidir.

Göz tembelliğinin tedavisi

Erken teşhis halinde yapılan tedavi çok basit bir şekildedir. Temel olarak bu tedavide yapılan şey, belirli zaman aralıklarında sağlam olan gözün kapatılıp tembel olan gözün çalıştırılmasıdır. En sık başvurulan tedavi türü de bu şekildedir. Birçok diğer tedavi türü de olmasına karşın göz tembelliğinin tedavisinde cerrahi müdahale bulunmamaktadır.

Ayrıca “Ortoptik Tedavi”ye bakacak olursak:
Bu tedavi türünde özel alet ve tekniklerle gözün bir açından iyileştirilmesi amaçlanır. Örnek vermemiz gerekirse, mesela bir hastanın üç boyutlu görme yetisi iyileştirilmek isteniyorsa, hastaya bu tedavi türünün alet ve teknikleriyle tedavi uygulanır.

Astigmat nedir, neden olur?

Astigmat korneanın yumurta şeklinde olduğunda görülen bir hastalıktır. Normal bir gözde kornea yuvarlak olur. Astigmatın en büyük belirtisi uzak veya yakınının net görülmemesidir. Bu hastalar özellikle uzağa baktığında gözleri sulanır ve bulanık görürler. Bir çok hastalıkta olduğu gibi astigmatta da erken teşhis ve tedavi son derece önemlidir. Bu yazıyı dikkatle okursanız ileride astigmat olsanız dahi durumu daha çabuk fark edip önlem alabilirsiniz.

Astigmat neden olur?

Astigmat genellikle doğuştan gelen bir hastalıktır. Astigmatın bir başka sebebi ise; cerrahi işlem sırasında korneanın yuvarlak yapısının zarar görmesi, iltihaplanmasını söyleyebilirim.

Astigmatın belirtileri nelerdir?

Uzak veya yakında olan cisimleri net göremezsiniz, cisimler gölgeli yahut bulanık şekilde algılanır. İlerlememiş astigmatı fark etmek son derece zordur ancak göz muayenesi sırasında anlaşılır. Astigmat kişide baş ağrısı yapar.

Astigmat nasıl tedavi edilir?

Uzman göz doktoru tarafından önerilen şekilde tedavisi yapılır genellikle astigmat ilerlemiyorsa ve küçük seviyedeyse her hangi bir tedavi gerektirmez. İlerleyen astigmat vakaları için gözlük veya lens tedavisi yapılır. Kimi durumlarda lens kullanımı kişide bazı sorunlara yol açabilir çünkü astigmat tedavisinde verilen kontak lensler serttir, tahrişe ve gözde batmaya neden olabilir. Kornea nakli ile tedavi edilen astigmat vakaları da vardır. Lazer operasyonu da başka bir seçenektir.

Lazerle astigmat tedavisi nasıl yapılır?

Lazerle bir çok göz hastalığı tedavi edilmektedir, yeni nesil teknoloji olan lazer (SMİLE) yöntemiyle astigmat tedavisi yapılır. Bu yöntem ile 5 numaraya kadar olan astigmat vakaları tedavi edilebilir.

Lazer ile astigmat tedavisi olmanın avantajları nelerdir?

  • Gözlük ve lens kullanımının dezavantajlarını ortadan kaldırır.
  • Klasik operasyonlara nazaran kornea yapısında üst düzey koruma sağlar.
  • Astigmatta beş numaraya kadar tedavi imkanı sağlar.
  • Hızlı ve güvenli iyileşme sağlanır.
  • Kişi normal yaşamına daha hızlı döner.

Gözde lazer ameliyatı nasıl yapılır?

Lazer ile ameliyat bir çok cerrahi dalda kullanıldığı gibi göz tedavisinde de başarıyla uygulanır. Bu yazımda herhangi bir göz rahatsızlığı olan hastalar için; göz lazer ameliyatı nasıl yapılır sorusuna cevap vereceğim. Yazıma başlamadan önce erken tanı ve tedavinin özellikle göz bozukluklarında başarılı olunabilmesi için ne kadar önemli olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Göz lazer ameliyatı kimlere yapılır?

Lazerle göz ameliyatı olabilmek için hastada bazı şartlar aranmaktadır. Eğer Hastanın fiziki ve biyolojik yapısı müsait ise uzman hekim tarafından lazerle göz ameliyatına karar verilir. Bu ameliyatı olabilmek için taşınması gereken genel şartlar şunlardır:

  • Göz dereceleri  1 yılda 0,50 diyoptriden daha fazla değişmemiş olanlar hastalar,
  • – 6 diyoptriye kadar astigmatı, +4 diyoptriye kadar hipermetropisi olanlar,
  • – 10 diyoptriye kadar miyopisi olanlar kişiler,
  • Keratokonus, göz tansiyonu vb. hastalıkları taşımayan kişiler,
  • Şeker hastalığı gibi ameliyatı riske sokacak kronik hastalık taşımayanlar
  • Korneası yeterince kalın olanlar,
  • 18 yaşından büyük kişiler

Kişinin gerekli şartları taşıyıp taşımadığı ön muayene ve on bire yakın tahlilin ardından belli olur. Lazerle göz ameliyatı kararını siz değil uzman doktor verir.

Lazerle göz ameliyatı nasıl yapılır?

Öncelikle hasta ameliyata hazırlanır ve girişteki geri dönüşüm kutusuna gözlüklerini çıkartıp atması istenir. Bu sizi moral açısından son derece motive edecektir. Yapılacak operasyona göre ki genellikle lokal anestezi ile acı duymamanız için gerekli uyuşturma yapılır. Lazerle göz ameliyatında; kornea üst taraftan ince bir şekilde kesilir, açılan kesikten gözün iç kornea kısmına ulaşılarak, gözün numarası düzeltilir. Bu işleme excimer lazer adını vermekteyiz.  Bu ameliyat ile gözde düzelme oranı son derece yüksektir.

Göz lazer ameliyatında iyileşme ne kadar sürer?

Genel itibariyle lazerle yapılan operasyon sonrasında hasta aynı gün taburcu edilir. Ameliyattan yaklaşık bir saat sonra. İyileşme süreci ameliyatın niteliğine göre değişmekle birlikte 1 aya kadar sürebilmektedir. Bu süre zarfında kişi sosyal yaşamına devam eder ancak gerekli göz damlalarını kullanmaya mecburdur ve genellikle bu süreçte güneş gözlüğü kullanımı, doktor tarafından önerilir.

Göz nezlesi belirtileri neler, nasıl anlaşılır?

Her şeyi görmemizi sağlayan gözlerimiz de nezle ola biliyor. Tabi ki bu göz nezlesi sizin bildiğiniz nezlelerden biraz farklı. Peki bu göz nezlesi nedir, göz nezlesi nasıl anlaşılır, çeşitleri nelerdir ve nasıl tedavi edilir. Bu yazımda sizlere göz nezlesiyle alakalı bilgiler aktaracağım.

Göz nezlesi nedir?

Gözün; kaşıntı, sulanma, kızarıklık ve göz kapakların şişmesi gibi durumlarına göz nezlesi denir. Göz nezlesinin çeşitli nedenleri vardır, bu nedenlerin başında viral ve enfeksiyonel (bakteri) sebepler gelir. Göz nezlesinin bir başka nedeni de alerjidir. Bu teşhisi ancak bir göz doktoru koyabilir.

Göz nezlesi belirtileri ve çeşitleri nelerdir?

Göz nezlesinin çeşitli belirtileri vardır. Bu belirtiler göz nezlesinin türüne göre farklılıklar gösterebilir. Şimdi hem göz nezlesinin çeşitlerinden hemde belirtilerinden bahsedelim

Alerji: Alerjik reaksiyon sonucu oluşan göz nezlelerinde en çok görülen belirti kaşıntıdır. Ayrıca gözde kızarıklık, yanma ve sulanma belirtileri de olur. Genellikle göz damlası ile tedavi edilir.

Bakteri: Bakteriyel enfeksiyonlara bağlı oluşan göz nezleleri genellikle çevreden bulaşır. Gözde kızarıklık, göze kan oturması, göz ağrısı, çapaklanma, sulanma gibi belirtileri vardır. Antibiyotik içeren göz damlası ile tedavi edilir. Askerlik yapan erkeklerin başına gelmesi muhtemel bir vakadır.

Viral: Alerjiye bağlı göz enfeksiyonuyla çok benzerdir ancak tedavisi farklıdır. Bu teşhisi ancak bir göz hekimi yapabilir. Bu noktada uyarmak istediğim bir konu kesinlikle kafanıza göre eczaneden göz damlası alıp kullanmayın. Farklı göz nezlesi tipleri farklı tedaviler gerektirir aksi taktirde göze zarar verirsiniz.

Göz nezlesine karşı ne gibi önlemler alınmalıdır?

  • Öncelikle virüs ve bakterilerin olduğu ortamlardan uzak durmalısınız.
  • Yüzünüzün temas ettiği her şeyi temiz tutmalısınız ( yastık kılıfı, havlu, fön makinası….vs )
  • Güneş, rüzgar ve tozdan yeterince uzak durmalısınız.
  • Ultraviyole camlı güneş gözlüğü kullanmalısınız.
  • Yüzünüzü günde en az beş sefer saf suyla yıkamalı ve temiz bir havlu ile kurulamalısınız.