Meşenin Faydaları Nelerdir

Meşe kayıngiller ailesinin 400 kadar türü arasında olan yaz kış yapraklarını dökmeyenleri de bulunan kerestesi dayanıklı ve çeşitli alanlarda kullanılan orman ağaçlarının ortak adıdır. Yeryüzünde geniş bir alanda bulunsa da anavatanı olarak Anadolu, Yunanistan, İran, Irak, Suriye, Pakistan ve Afganistan olarak geçmektedir. Meşe ağacının kökleri oldukça geniş alanlara yayılım göstermektedir. Ülkemizde meşe ağacının yayılış gösteren yaklaşık 30 türü bulunmaktadır. Meşenin meyvesine ayrım yapılmaksızın palamut denilir ve ülkemizde yetişen türlerden sadece 2 veya 3’den meyve elde edilmektedir.

Meşe palamutları tamamen olgunlaşmadan 15 Ağustos – 15 Eylül tarihleri arasında toplanır. Güneş altında duruma göre yaklaşık 10 ile 15 gün kurutularak saklanır.

Meşe ağacı ve Palamudunun Faydaları

İshal ve dizanteriyi keser bundan dolayı kabızlık yapıcı etkisi bulunmakta. Damarlar üzerinde yatıştırıcı etkisinden dolayı kanamaları durdurur ve basur gibi rahatsızlıklarda faydalanılır. Kanamaları durdurucu etkisinden dolayı mide kanamalarında tedavisinde kullanılır. Kanama ve mikrop öldürücü etkisinden dolayı açık yaraların sarılmasında faydalanılır. İltihap giderici olarak bağırsak bozukluklarında, boğaz, göz ve karaciğer rahatsızlarında kullanılır. Şeker hastalıklarında, egzama ve arpacık gibi hastalıklarda bol miktarda meşe kullanılmaktadır.

Meşenin Hastalıklara Göre Kullanım Şekli

  • Meşe kabuğunu süt ile kaynatıp doğal bal ile tatlandırıldığında; boğaz iltihabı, karaciğer iltihabı, göz iltihabına fayda sağlar. Mide yanması, mide kanması, gastrit, basur, anjin, ağız yararlarına faydalı ve ishalin kesilmesine yarar. Zehirlenmelere karşıda birebirdir.
  • Meşe yaprağını suda kaynatıp suyunu içmek; bel soğukluğuna ve kan tükürmesini giderir.
  • İshalin ağır olduğu durumlarda 1 gr meşe palamut tozu günde 2-3 kere yutulur.
  • Meşe yaprağını suda ve sirkede kaynattıktan sonra ağzımızda sıcak olarak tutarsak nevazilden dolayı gelen diş ağrısını keser.
  • Adet dönemlerinde akıntının çok durumlarda meşe yaprağını kaynatıp buğusunun üstüne oturursanız akıntı hafifler.
  • Mide yanması, gastrit, ülser gibi iç hastalıkların tedavisinde palamut kahvesi yapabilirsiniz. Palamut kahvesini 1 litre suda kaynatın. Duruma göre bal veya pekmez ile tatlandırarak günde 2-3 bardak kadar içilir.
  • Meşe ağacının pamuk mazısı denilen türü yaraların üzerine sarıldığında mikroplara karşı koruma sağlar.
  • Mayasıl ve egzama için önerimiz meşe yapraklarını, kabuklarını ve palamutlarını kaynatarak elde edilen su ile banyodan sonra bu bölgelere sürülür.

Alerji nedir, Sebepleri ve Tedavisi?

Alerji Nedir,  Alerjinin Sebepleri Nelerdir ve Alerjinin Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

Alerji, herhangi bir maddeye veya değişiklik yaşanan duruma vücudun reaksiyonudur. Vücutta oluşan anormal bir hassasiyet durumu olarak da görmekteyiz. Alerjik reaksiyonla birlikte vücutta kızarıklıklar oluşmaktadır. Derinin üzerinde oluşan kırmızılıklar, vücudunuzun çeşitli bölgelerinde çıkabilmekte hatta bazen alerjik reaksiyonunuz geçmesine rağmen izi kalmaktadır.

Alerji vücuda ağız yolu, solunum yolu, temas yolu ve enjeksiyon yolu ile girerler. En sık karşılaşılan alerji ise, polenler, küf/mantar, tozlar ve hayvan alerjilerinden oluşmaktadır.

Alerjinin Sebepleri Nelerdir?

Alerjinin yaşanması için çeşitli sebepler bulunmaktadır.  Polenler, ilaçlar ya da çevresel etmenler alerjinizi tetikleyebilmektedir. Özellikle ev hanımlarının oldukça fazla kullandığı temizlik maddeleri, kimyasal maddeler vücudun etkilenmesine yol açar.

Kan ve dokuda bulunan bazı hücreler de alerjinin oluşmasında rol oynarlar. Kan hücreleri, kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve trombositler olarak gruplandırılırlar. Kırmızı kan hücrelerinin görevi oksijeni vücut hücrelerine taşır, trombositlerin görevi ise pıhtılaşma mekanizmasında etkin rol oynarlar.

Alerji, diğer hastalıkların (Astım, sinüzit, orta kulak iltihabı, konjuktivit gibi) oluşumu ve görülmesi ile bağlantısı olabilir. Astımla, alerjinin oluşum mekanizmasının birbirinden farkı yoktur. Üst ve alt solunum yolu birbirinin devamı olduğundan, alerjik ve astım beraberliğini sağlamakta ve pekiştirmektedir.  Araştırıldığı zaman görülecektir ki, astım hastalarında bulunan %78 nazal semptomlar, alerjik hastalarında da %38 inde ise astım görülmektedir. Burunda alerji sorununu tedavi etmek, alt solunum yolu ile aşırı reaksiyonunu ve astımın şiddetini azaltabilir.

Alerjinin Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

Alerjinin tedavisi mümkündür. Hatta kişinin neye alerji olduğu da çeşitli testler sonucunda ortaya çıkmaktadır. Tabi yapılan çeşitli tetkikler sonucu ortaya çıkan alerji çeşidine ve reaksiyonuna göre tedavisi gerçekleşmektedir.

Alerjinin çeşidine göre ilaç ve aşı tedavisi uygulanmaktadır. Hasta öncelikle, alerjisine sebep olan her şeyi kendisinden uzak tutması gerekir. Yiyeceklerden kaynaklanıyorsa eğer, alerjisine sebep olan yiyecek vücuduna dokunduğu için bir daha tüketmemelidir. Eğer temizlik maddeleri sebep oluyorsa bir şekilde alternatif seçenekler bulması, ikamesini kullanması veya bir şekilde dokunmayarak ve temas etmeyerek uygulaması, kullanması gerekecektir. Böylelikle dikkat ettikten sonra tedavisi yanıt verecektir.

Göz kaşınması nasıl geçer?

Göz kaşıntısı için her zaman sabit bir tanı koymak kesinlikle yanlış olacaktır. Göz kaşınması herkeste farklı sebeplerden dolayı görünebilir. Bazı kişilerde genetik, kronik aileden gelen bir göz rahatsızlığından dolayı gözler kaşınabilir, bazı kişilerde alerjik, bazılarında da çevresel mevsimsel faktörlerden dolayı gözlerde kaşınma meydana gelebilir. Bunların kesin tanısı muhakkak bir göz hekimi tarafından yapılıp gerekli tetkiklerden sonra uygun tedavi yöntemi seçilerek uygulanmaya başlanmalıdır.

Göz kaşınmasının nedenleri;

Bakteriyal Konjonktivit

Kirli eller ile göze dokunulduktan sonra, gözlük, lens, havlu gibi tekil kullanımlara mahsus eşyaların birden fazla kişi tarafından kullanılması durumunda, dışarıdan bir hastalıktan kapılan bakterilerden dolayı oluşur. Tedavi sürecinde antibiyotikler kesinlikle kullanılır. Ciddi bir ilgi gerektirir.

Arpacık

Gözümüze gözyaşı taşıyan kanallardaki yağ damarlarının kanallarının tıkanması durumunda görülen hadisedir. İltihap ve yağ olarak göz kapağında, kirpik diplerinde oluşur, dışarıdan kolaylıkla görülebilir. Arpacık göz kaşınmasına sebep olan faktörlerden bir tanesidir.

Grip, Nezle;

Mevsim değişikliklerinden dolayı da göz kaşınması, nezle veya gribin habercisi olabilir. Erken farkedip bol bol C Vitamini tüketmekte fayda var.

Kornea Zedelenmesi;

Rüzgarda göze kaçan herhangi bir cisim, yanlış lens kullanımı, kalitesiz ve kurumuş lens kullanımı sonucunda korneada oluşan zedelenmeler gözlerde kaşıntı ve batma yapacaktır.

Göz kaşıntısı Bitkisel Tedavi;

Bu belki çoğu kişi tarafından biliniyor fakat biz yinede bilmeyenler için tekrar söyleyelim. Göz kaşıntısı türlerinin çoğunda etkili olan bitki papatyadır. Papatyayı kaynatıp suyu ılıktan sonra pamuk ile gözlere pansuman yapılır. 5 dakika aralıklarda papatya suyuna batırılmış pamukları gözlerin üzeri ve etrafı pansuman edilir. Göz kaşınması ve gıdıklanmasını en aza indirecektir.

Diğer bir bitkisel yöntem ise, yine aktarlarda bol miktarda bulabileceğiniz özerlik otudur. Bu otu yaktıktan sonra küllerini gül suyu ile karıştırılıp bu su ile gözlere pansuman yapabilirsiniz. Bu da göz kaşıntısını dindirmek için etkili bir yöntemdir.

Üçüncü bitkisel yöntemimiz ise Kaynamış suda eritilmiş sarısabır suyu ile de gözlerinize pansuman yapabilirsiniz.

Göz Kaşınması Tedavisi

Verdiğimiz nedenlerin dışında eğer bir rahatsızlığınız olmadığı halde yinede gözlerinizde kaşınma var ise gözünüz kuruyor demektir. Bu da neden olur? Gözler uzun süre bir şeyle ilgilenirken yani araç kullanırken bir hedefe odaklanmak gerekir, göz kırpma sayısı azalır ve gözler kırpılmadığı için göz suyu azalarak kaşınma ve batma yapar. Bu aynı şekilde ve daha fazla bilgisayar karşısında uzun süre duranlar için de geçerlidir. Eğer bilgisayarda sürekli çalışıyorsanız, göz kaşıntısının ve göz yorgunluğunun önüne geçebilmek için suni göz yaşları kullanabilirsiniz ve her 1 saate bir gözlerinizi uzak noktalara ve yakın noktalara bakarak dinlendirebilirsiniz.

Eğer gözlerinizde kaşıntı şiddetliyse ve bunun yanı sıra şişlikler de oluşuyorsa göz çevresinde derhal bir hekimden destek almalısınız. Göz hastalıkları ve kaşıntı hafife alınmaması gereken bir göz problemidir.

Bayanlarda makyaj yapılmışsa eğer yatmadan önce muhakkak bu makyajı temizlemelidirler. Temizleme işleminden sonra temiz ve ılık suyla yıkanmış bir havlunun suyunu sıkarak gözlerin üzerine konulup gözler nemlendirilerek dinlendirilmelidir.

Hekiminizin muayenesinden geçmeden kesinlikle kendi başınıza göz damlaları merhemleri satın alıp kullanmayınız. Aksi taktirde sorunu büyütüp korneaya zarar dahi verebilirsiniz.